12 Şubat 2014 Çarşamba

Sömestr ve İstanbul


Merhaba,

Ne yaptık, sömestr de bir hafta İstanbul yaptık. Önceden Ada kız a İstanbul Modern de ve Türvak da birer aktivite ayarlamıştım. Dolayısıyla, Çarşamba akşamı annemlere yerleştik ve ertesi sabah kahvaltıyı edip yola çıktık. Kızım anneanne ile kalmak istedi ama olmazzzzz, aktivite var. 


Pek sevdiğimiz, vapurumuza bindik, sonrası ver elini Karaköy ( hala iskele yapılmamış) ve yürüyerek İstanbul Modern. Fakat nasıl soğuk bir hava anlatamam. Yada soğuk değil de Dalyan a mı alıştık ne.
Yok yok, soğuk, Allah tan Ada nın şapkasını ve atkısını almışız, ben bir bant almayı akıl etmişim, resmen kar soğuğu. Valla hi de billahi de abartmıyorum.



Ada kız heryerde eğlenir, teşkilatı kurdu hemen.


İst. Modern, Perşembeleri ücretsiz biliyorsunuz. Eh emekliyiz herhalde. Ada kız la biraz müze gezimi ve sonrasında o aktiviteye bizde gezmeye devam. İnsanın ufku açılıyor, bana göre kimi eserler iyi kimileri ben anlamadım, anlamsız ama genel olarak ufuk açıcı, teşekkürler Eczacıbaşı.

Sabire Susuz un eserini, bir video yu ve biz oradayken yerlerde resim yapan çocuk gruplarına bayıldık.



Mesela bu eseri, Sabire Susuz,  giysi etiketlerinden yapmış. Hem verdiği mesaj hem eser çok güzeldi.
Ellerine sağlık.

Yine çıktı mı Ada kız aktiviteden bu kocagidi icatla. Otomatik, kedi ve köpek besleme makinası. Bir de sunum yaptı kızım.

Maşallah kızıma.





Dönüşte soğuk ama yine yürüdük, yolda simit yedik, öyle çok yer açılmış ki, iyi olmuş yaw.
Bir de ''Fosil '' falan diye adlandırılan deniz manzaralılar var ki offf..


Sonrasında Kadıköy e zor attık kendimiz. Anne Deniz Yıldızı na mı gidiyoruz. Gidiyoruz kızım. Ama bu son kızım. Yemekleri ve kaliteyi çok bozmuşlar kızım. Üstelik kredi de verdik onlara son üç keredir deniyoruz ama hep hesap çok geliyor hem de yemek kalitesi birtürlü eskisi gibi değil. Üstelik dolu da değil. Selin, okuyorsan, neler oluyor. Kerem e selam yola devam.

O kadar soğuktiki, Kadıköy de dolaşamadan, Ada kız ıda üşütmeyelim diye eve döndük tırıs. İki katlı otobüs ve hommeeeeee( anneanne)

Ertsi gün tüm Maltepe ve arkadaşları ziyaretler. Gülçin e ve Derya lara uğrayamadık. Deniz e uğrayamadık ama epeyi bir iş hallettik.

Hatta Ayşegül sayesinde Nuran öğretmenle bile buluştuk. Ada kız pek mutlu oldu. En son Canan lara uğrayıp, yemeği annemde saat 22 de yedik. Canan ların bonusu Hatice ve ikizlerdi. Bitmedi Selim le Kübra yı da memnun ettik, e bundan iyisi can sağlığı.

Tatilin ilk günü olması sebebi ile kalabalık değil di. Bunu nereden mi anladık, ilerleyen günlerde ki çılgın kalabalıktan, sanki bedava dağıtıyorlardı herşeyi.

Bir gün kızlarla Kadıköy de rakılama yaptık, bir gün Kadıköy yaptık. Gezdik de gezdik. Evleri hotel gibi kullandık, sağolsun, varolsunlar.

Kalın sağlıcakla
Istanbul soğuuuk diyen anne.


10 Şubat 2014 Pazartesi

Söke, çukulatalı, fındık aromalı pudingli kek

Merhaba,

E Söke, hediye gönderir de ben kullanmazmıyım.
Hadi kek yapayım dedim.


yan fotolar, özlemişssinizdir dedim .-)


Çiftlikten gelen unum.
İçinde saç kılı var, bizi bize yediriyorlar diyorlar, doğru değildir inşallah.
Sayın Söke yetkilileri sizler ne diyorsunuz bu konuda??



un ekleme aşamasında, Sökenin yeni puding ide karıştırılır. Tüm paket.

Yumurta ve şeker.


Beyazlaşıncaya kadar çırpınız.


nefis süt.


çiftlik z. yağımız, soğuk sıkım.


sonra kalıba dök ve hımmm, bitti, yendi bitti. Kalmadı ki son ve can alıcı fotoyu çekeyim .-)

Kalın sağlıcakla
Obur anne

9 Şubat 2014 Pazar

Bir sabah yürüyüşü

Merhaba,

Bazan, yoksa bazen mi yazılır.  Cem ile çıkıp yürüyüş yapıyoruz.
Bazan arabaya atlayıp, çevre gezileri yapıyoruz.



Bu rutin, kısa bir gezi ama öyle güzelki etraf , şuradaki  kayanın üstünden bir yalı çapkını uçtu biz gelince.



Pislikler eksik değil ama, nasıl kıyıyorlar bilemiyorum.
Aslında biliyorum; 
 Geçen Yaz İztuzun da bir hanım gördüm, bildiğimiz köylü bir hanım. Denize girmiyor, çocuklarını ve eşini seyrediyor havada müsait, serin, çekirdek çıtlıyor, çevresi tamamen çekirdek, uçanlar da cabası. Bisküvi paketleri v.s. ne yiyorlarsa, yada yedilerse hepsi çevresinde ve öyle rahat bir oturuşu vardı ki. O zaman anladım ki ne o beni anlayabilecek ne de ben onu. Yazık memleketime.




Burası İztuzu sahile giderken bir göl, ya Sülüngür yada öyle bişi, adlar birbirine benziyor, karıştırıyorum. :-)


Sahil, hepsi bizim, sabahın o saatinde kimse yok.


Mavi yengeç kıskacı
Ne muhteşem değil mi, keşke yemeseler, onlarda bu kadar telef olmasalar.






Tuvaletler kapalı, ama büfeye yakın olan açık ve temiz.


Kaptan June olmasa ne yapardık. Çok yaşasın. Gerçi 30 yıl sonra kadıncağız tekrar aynı şeylerle uğraşıyor. Bir de kıymete binse. Neyse elimizden gelen desteği bizde vermeye çalışıyoruz. Çok aktif olamasak da.





Dışarıda hiç kaplumbağa kalmamış, hepsi ılık klimalı ortamda bakılıyorlar.










Çınar ağacının yapraklarına benziyor ama sadece bir ot. Nedir bilmiyorum.








Bunların hepsi Nergis olsa, açsa ohhh..
Böyle de güzeller tabi.







Ağaçlar numaralandırılmı, bir tekine bile dokunduklarını görmek istemiyorum. Mümkünse bir tanesine de ben kendimi bağlarım.



Zevkli bir gezgin. Üstünde ki etiketlere bakılırsa bayağı bir dolaşmışlar. Yolları açık olsun.

Sevgiyle kalın.
Hüzünlü anne