7 Ocak 2015 Çarşamba

Gökbel den İztuzu na.

Merhaba,


Sanmayın ki bu post bugün yada dün e ait. Burası da soğuk. 5 derece yi gördük ve yarın sabah - göreceğimizi söyle hava durumu adamı.

Bakalım. İki gündür soba sabah 09 dan itibaren yanıyor. Normal de saat 17.00 de yanar bizimki, öyle söyleyeyim.

Daha önce, yaklaşık 2 hafta önce  yaptığımız Gökbel den - İztuzu na yürüyüş ün fotoğrafları bunlar.



Ve yürüyüş başlar. İki hafta önce de havalar sabahları serindi ama yürüyüşte ve öğlenleri hava denize bile girilebilecek kıvamda olurdu.
Bu aralar bırrrr.. Kış geldi. Hoşgeldi.


 Hey hanımlar, yaban mersini. Tavuklar gibi üşüştük.



İstisnasız herkes denedi. Ya çok seversiniz ya nefret edersiniz ortası yok.
Bir moru bir yeşili olur. Çok faydalıdır.
Yapraklarının demlenmesini de saçlarınızın dökülmesini önler.


Hımm..


Odun dizilişleri favorim.


Nasıl da şeker. Seçebildiniz mi Kara İnek i.


Bakın bakalım bana.
Bu fotoğraf patlamış yazık.




Bahar da değil. Kış yahu. Gir bakiim içeri.



Keçiboyunuzu ağacının ihtişamı.



Tabloluk tam. Keşke şöyle yağlı boya resim yapabiliyor olsaydım.





Orada ki ağaç yaşıyor. Doğa.


Bu ağaç da parklarda bahçivanın elinden çıkmış gibi.



Suyun rengi ne kadar güzel değil mi. Henüz göl burası deniz ileride.


  Labirent gibi.

 İşte deniz...




Yılan yastığı. Kökü zehirli. Ayrı bir yazı konusu.





:-)







Bu oda soğuk, kalın sağlıcakla.

Kalın sağlıcakla
Soba keyfine giden anne

6 Ocak 2015 Salı

Kardeş

Merhaba,

Kiracı mı, yatırmadı.
Kar yağdı der şimdi de :-( Oysa otomatik ödemeye alacaktı her ayın 2 sinde yatacaktı. İnsanlar, anlamak imkansız. Havale ettim. Her faizli para harcayışımda da havale ediyorum.

Öte yandan esas içimden geçen yazı kardeşim hakkında. Benim bir kardeşim var. Erkek -Kız farketmez diyebilirdim ama bilemem. Benim ki kızkardeş. Cankardeş. Bana göre en iyi en has kardeş.

Son üç beş gündür, nasıl derler içim kabarıyor, aklıma düşüyor. Seviyorum ben  kardeşimi çok. Hem hikayemiz de klasik, ben onu çok istemişim ve adını da ben koymuşum.

Doğumgünümde buraya gelir, yeğeninin doğumgününde buraya gelir. Her ay gelir.
Öyle az-buz yol da değil ha. Gelir ha gelir. Beklenti sıfır, gördüğü sevgi 100%100
Gelmese de sevilir o ayrı.

Bazan ne yaptımda ben böyle bir kız kardeşi hakettim diye pek bir gururlanır pek bir hayıflanırım. Niye mi, sanki ona yetemiyorum, gerekli zamanı ayıramıyorum gibi gelir. Bazan öyle dalarım rutinime. Aaa bir bakmışım hergün beni arayan kardeşim, üç beş gündür aramıyor. E tabi o kadar alışmışım ki onun beni aramasına, elim ayağım dolanır, aman hemen arayayım; darılır marılır.

İstemem. Kardeşiz  ama bir o kadar da farklıyız. Ben birçok şeyi düşünmezken, o düşünür bir de üstüne bana darılır. Benim haberim olmaz. Bi de anlamam üstüne, Allah Allah buna da darılınır mı yahu derim. Gülerim, bilirim o bana birkaç gün sinirlenir. Sonra unutur, Allahtan yoksa halim harap.

Ketumdur benim kardeşim, bana bile anlatmaz birçokşeyi ama ben anlarım, bilirim, hissederim.
Bu yazı da onun için bilirim. Var bişey.

Doğumgünü olur, fazla birşey istemez, sadece gününde hediye ister onu bile beceremem. Yaw al koy önceden dimi, yada zamanında postaya ver yok birtürlü yapamam. Ama hep isterim hep düşünürüm onu. Bazan çocuğumdan fazla bile. İnanılır gibi değil. Keşke Ada nın da bir kardeşi olsaydı.

Ha  ama belli edermiyim hayır, yapı işte ne yapayım. Ya da bazan belli ederim ama istediğim gibi değil. Yine de bilirim hisseder o.

Bazan anneme kızarım, öyle yorumlar yapar ki, yada öyle şeyler yapmamı isterki  ( tabi ki iyi niyetle, genelde de haklı çıkar) ) ilişkimiz bozulacak kardeşimle diye ödüm patlar. Annemi de kıraramam ki. Onu da çok severim.

Doğumgünümde epeyidir almak istediğim artık almayı unuttuğum kitabı alıp gelmişler bana.
Suçluluk duyarım, sonra kendimi telkin ederim, kardeşim o benim. CANIM.

İyiki varsın.
Seni seviyorum.uz.

Not: Bir de hep merak ederim, herkes de böyle mi hisseder??







Kalın sağlıcakla
Kabarmış anne

5 Ocak 2015 Pazartesi

Güncelleme

Merhaba,

Oradan buradan yazıp, günceli yakalayalım. :-)




Portakal sıkma işi artık Ada nın. Evet, biliyorum fazlası zarar ama burada yiyerek tüketmek mümkün değil. Bahçe de iki tane ağaç var, bir de komşulardan ve arkadaşlardan geliyor. Pazarlarda satmak üzere reçellerini yapıyorum, suyunu sıkıyoruz, yiyoruz. Aynı zamanda Afrika da açlık var, Soğuk ülkelerde meyve yok. Kilosu 6 Tl den alın diyorum e kargo pahalı geliyor. Böylece ilaçsız mis gibi meyveler sadece bize kalıyor. Komisyoncular kazanıyor, meyveler tarlalarda ya ağaçlarda kalıyor ya da dökülüyor. Yazık.


Kızım soba keyfin de, mendiller ve bazı kağıtlar sobaya, kendisi atıyor. Büyüdü ya.
Mum umuzda eksik olmaz. Sobanın yanında kuruyan ıslak montlarımız da.
Meğer geçen sene buraya hakikaten hiç yağmur yağmamış. Bu sene durmuyor.




Annemler, doğumgünümde sürpriz yapıp geldiler. NE GÜZELL OLDU. Yaprak yağdırdı yine.
Bu kek de yağanlardan sadece bir tanesi. Panottone, Italyan, Yılbaşı, geleneksek keki. Pek güzeldi.
Yedik bitti. Çeşitleri de varmış.
Bahtına bereket kardeşimin. Ailemizin finansörü.

Kiracımız yine yatırmamış kirayı. Adsız birisi mesaj yazmıştı, siz de ne biçim evsahibisiniz biraz anlayış diye. Yahu... neyse ..


Elde bulaşık yıkamak için deterjan yapıldı.



Çamaşır makinası için de deterjan yapıldı.
Kül suyu daha olmadı o yüzden, birdahaki sefere sadece kül suyu ve ev yapımı sirke kullanacağım.


Elde bulaşık deterjanının son hali.
Katı bayağı, hava da soğuk.


Yılbaşında Mine nin yaptığı ''mereng'' li muhteşem armutlu pasta.
Bayıldık. Ellerine sağlık.


Kızım kestane pişirme işini sevdi. Yanaklar al al.


En sevdiğim şey kapının önünde kabaklar.
Naime sağolsun.


Annetella için bademler kırıldı. Hava serin ama güneş te süper bahçe.
Bir kilo badem den çıkan badem o kadar az ki. Hava güzelken hepsini kırdım. Ceviz de kırmam lazım. İşler çok :-)
Bahçe de oturuluyor. Tabi ki sıkı giyinmek şartı ile. Rüzgar yoksa bir kat giyinmek ile işlem tamam.



Arkadaşım da beni yalnız bırakmaz. Seviyoruz biz Poyraz ı çok.
Tüyü uçuşmasın diye yanıma almadım yoksa tam da ayaklarımın dibinde hep.


Börek de yapıldı, çorba da kaynıyor. Annetella da hazır neredeyse.



Anne hep yapıp satıyorsun diyor Ada. Bu ekmeklerden biri bizim. Zaten ''Master Fahri'' Cafe Fernando nun mayasını getirdi sağolsun, onu bizim yiyip denememiz lazım.

Pazartesi yoğun gün.
Nohut la pilav da hazır olunca saat 13,00 den sonra biraz yürüyüş yapabiliriz Cem ile belki.

Ada kız bu öğleden sonra 16 da gelecek, malum el işi atölyesi var bugün.
Yarın boş.
Çarşamba Marie gelir.
Perşembe Fay gelir.
Cuma, Ada Sanat dersine yine Fay ve GP ye gider.

Kalan zamanlarda ödev yapılır.



Kalın sağlıcakla
Organize anne