16 Kasım 2020 Pazartesi

Sosyallik, bisiklet ve covid

 Merhaba,

Covid geldi, ne zaman geldi? Mart diyelim. O günden bu yana evdeyiz. 

Misafir ağırlamıyoruz. Bahçede mesafeli kahveli sohbetleri saymıyorum. 

Uzun zamandır yatıya misafirimiz olmuyordu. Hatta üç-beş ay önce motorsikleti ile gelen kardeşimi ve sevdiğimiz arkadaşını bile eve almadık. Zaman dikkat etme zamanıdır diye düşündük, düşünüyoruz.  Korunma çabalarımız hala dikkatlice devam ediyor. 

Geçen sene birbiri ile hiç tura çıkmamış 6 kişi, bisikletlerimizle Stelvio tırmanışı yapmaya karar vermiş ve fakat Başak ve Marco nun bisikletlerine lazım olan bir parçanın gelmemesi sebebi ile onlar bize katılamamışlardı. Bu sene de covid derdi olunca onlar hedeflerinde ki 700 bin km nin bir kısmını yurt içinde yapmaya ve evlerini kapatıp yola düşmeye karar vermişlerdi. Yolları Dalyan dan geçeceği için heyecanlıydık. 



Geldiler, caanım bisikletlerini ve harika ekipmanlarını bahçeye park ettiler. Lexi koklayıp durdu. Ben de koklayacaktım ama utandım. Hava hala güzel Güney-Batı da  bahçede akşam yemekleri yedik, ateşi yaktık. sohbetler edildi, nefis anılar paylaşıldı. Şimşekler çaktı ama herzamanki gibi Dalyan a yağmadan hafif rüzgarla atlattık gecey, geceleri. Başak ve Marco nun tatlı sohbetine ilaveten bir hoşsohbet gezgini daha sayelerinde   tanıdık,  İyi ki. geldin Mehmet @kayipyolcumehmet. Hoşgeldiniz Başak ve Marco @700binkm Tadına doyulmaz müzikler ise ayrı bir güzel hoşluk oldu. 

 



 

Tüm bu sohbetler olurken, arada yürüyüşler yapılırken, mutfakta kendimize birşeyler hazırlarken daha ilk saatlerde nasıl güzel fotoğraflar ve fikirler uçuştu havada anlatamam. Havada da  kalmadı üstelik ortaya nefis, naif bir  CrocuS tanıtım filmi çıktı. @crocusnaturals. Aynı hızlılıkta Mehmet  müzik de yaptı bu güzel, kısa filme. Üstelik bizim de katılımımızı sağladı. Evinizde ki huzur dedi, kalbimizi kazandı. Kanaldan geçen motorun sesi kısıldı, Boncuk un kafa hareketleri ayarlandı derken  sonuç mükemmel. Henüz bu post a uzun olduğu için bu hoş filmi ekleyemem ama seyretmek isteyenler instagram da  @crocusnaturals sayfasında ki IGTV  den izleyebilirler. onun yerine yine Marco nun çektiği birkaç harika fotoğrf ekleyeceğim Dalyan dan.

 Onları bugün yolcu ettik. Malum yolcu yolunda gerek. 

Vizyonumuzu açtılar, covıd dolayısıyla oluştuğundan haberimiz bile olmayan evsahibi yabaniliğimizi yumuşattılar. Yolları açık, rüzgarları hep arkalarında olsun. Iyi ki geldiniz. Yine yeniden, en kısa zamanda gelin ki yeni yollar planlayalım birlikte. 


ÇiğdemtheCrocuS



 

 




 

5 Temmuz 2020 Pazar

Ağrıma derman kremi

Merhaba,

Biz Yaz a daha merhaba dedik Güney Batı da. Pandemi ile birlikte olsa da şükür ediyoruz halimize.

İztuzu sahili bomboş değil ama boş. Neden bilmem kalabakları sevmememize rağmen bu durum bizde bir çeşit burukluk yaratıyor.

Günlük dokuzbuçuk km lik sahili bir uçtan bir uca yürüyüşlerimize devam. Tabi eğimli kumda yürümek kolay değil. Cem in de benim de dizlerimizde ağrı yapıyor bu yürüyüşler. Havalar sıcak olunca kas güçlendirme egzersizinin en büyük kalemi olan bisiklete de binemiyoruz. Bu durumda akşamları yatmadan önce mutlka güzel bir masajla CrocuS ağrıma derman kremimizden sürüyoruz dizlerimize. Benim sayım onsekiz. Her yönden onsekiz kere ovalayarak sürüyorum ağrıma derman kremimi dizlerime veya nerem ağrıyorsa o bölgeye.

CrocuS ağrıma derman kremi de nereden çıktı diyen çok takipçim var. Bundan yaklaşık dört yıl kadar önce felaket bir diz ağrısı ile doktora gittim. Sağolsun bir plan çizdi önüme ki offff. Dize yapılcak olan iğneler, fizik tedavi ve hoop ameliyat. Fakat bundan önce masasının altından bir broşür çıkarıp bir krem fotoğrafını yuvarlak içine aldı ve bunu kullanın önce kırkbeş gün sonra gelin bakalım dedi. Eczaneden sordum tabi ki yoktu, çok yeni bir kremdi ve SSK karşılamıyordu! Eve dönünce kremin içeriğini okudum. Yaşasın tüm içerik bahçemde vardı. Eski eczacılık kitaplarını da araştırdım ve ortaya CrocuS ağrıma derman kremi çıktı. İyi ki. Sonrasında  herzaman olduğu gibi iki dotora daha gittim ve hareket etme diyenleri eledim. Onbeş günlük fizik tedavi, dinlenme ve ağrıma derman kremimi  iki saatte bir onsekiz sayısını ihmal etmeden kullandım ve sonuç bizde ve birçok kullanıcımda süper. doktarlar iyi ki var, tabi ki o pahalı krem de işe yarayabilirdi. 

CrocuS ağrıma derman kremin içinde yine bisikletle evime kırk km lik uzaklıkta olan ve yağı kötü kokan  kırkkilit otu ki kas ve kemik güçlendiricidir ve Crocus saç bakım ve CrocuS tırnak bakım yağımın içinde de vardır. Yine benim yaptığım ve formülü bende gizli ağrı yağı, tabiki sihir olarak nitelendirdiğim  kantaron yağım, kendi yaptığım  adaçayı yağı, senede sadece iki veya üç kg alınabilen ilaçsız, zehirsiz balmumu, benim topladığım ısırganın  özütü ve acı biber yağı var.

Evet, benim tek kişilik dev br işletmem var.
Eşimin, kızımın,kardeşimin hakkını da yemeyeyim tabi.

Bol şifa olsun, yarasın
Sevgiyle ve sağlıkla  kalınız
ÇiğdemtheCrocuS




24 Haziran 2019 Pazartesi

Telefon Dolandırıcılığı

Merhaba,

Telefon dolandırıcılığı.

Başınıza geldi mi? 

Ya da annemi aramışlar yememiş, babam telefonu kapatmış ya da banka da ki memure  anneniz yüklü miktarda para çekiyor diye beni aradı da kurtulduk dolandırılmaktan, kardeşim, noter de uyanmış mı diyorsunuz.
Dikkat ediniz aranmayan yok, kiminle "dolandırıcılık" olayını konuşsanız; bir şekilde az ya da çok para kaptırmayan yok. Ucundan dönen çok. Veya utanıp durumu sineye çekenlerin çoğunluğu oluşturduğu berbat bir konu dolandırıcılık.

22.Haziran.2019, öğle suları aramışlar annemi. Kimliğinizi kaybettiniz diye, arkada telsiz sesleri ve komiser olduğunu söyleyen bir adam. Kaybetmedim demiş annem, kimlğim evde yanımda demiş ama sicil numarasını sorduğu komiser ya da savcı ona bir sicil no  vermiş! Eh yaş 73, karakol numarasının yazdığı defteri bul, gözlüğü tak derken diğer telefon ! çalmış ve nasıl olduysa (hala hepimiz kendimize sormaktan bıkmıyoruz bu soruyu) annemi bizlerin ve isimlerini sayarak yeğenleri ve yakınlarına zarar verileceğine ikna etmişler. Siz 170 kişiden birisiniz, şu anda siyasetçiler, polisler, kuyumcular işbirliği yaparak sahte para, kalpazanlık v.s konusunda bir operasyona, devlete yardımcı oluyorlar demişler. sonrasında siz ve yakınlarınız zarar görmeden bu olayı atlatacaksınız denmiş. Verdiğiniz nakit ve sattığınız ev size geri verilecek demişler. Annemi her an, gece, gündüz arayarak hipnoz ettiklerini veya kafasını tamamen karıştırdıklarını düşünüyoruz. Bildiğiniz dolandırmışlar. 

Dolandırılan kişiye kızmayın. Dolandırıcıya kızın. Nasıl, nasıl diye sormayın. Eğer muhatap bulabiliyorsanız dolandıranlara sorun. Dolandırıcılar yakalanmaz diyen tüm resmi görevlilere kızın. Annenizi üzgün ve ne yaptığını bilmez halde tapuya veya karakola götürdüğünüz de hep uyarıyoruz, anons yapıyoruz, yediniz mi teyze bu numaraları diyen kişilere kızın. Kamera kayıtlarını vermeyen apartman yöneticilerine kızın. Ama sakın kendinize ve annenize ya da dolandırılan kişiye kızmayın. 

Teyzemin herhangi bir kuruma verdiği kimlik fotokopisinden tam 6 davayla uğraşmasına sebep olanlar da annemin (veya herhangi bir yakınınızın) dolandırıcılara inanabilmesin de  büyük payı olduğuna inanıyoruz. Siz siz olun kimlik fotokopisini üzerine hangi kuruma veriliyorsa "örnektir ve kurumun ismini yazmadan vermeyin" Her kişinin yumuşak bir karnı oluyor. Benim başıma gelmez demeyin. 

22.Mayıs ta 0535 320 59  26 nolu telefondan aranmış, bu numara, konuşmalar annemin ev ve cep telefonundan yapılırken hiç değişmemiş. 1.5 saatlik konuşmalar var. Gece de devam etmiş aramalar. Annem bizimle bile 15 dk dan fazla konuşmaz. Dolandırıcılar kapatmamışlar telefonu bir türlü. Evde neyin var paran altının var mı, söylemessen yakınlarına zarar verilir, eve gelip sayarız fazla bir miktar bulunursa halleri harap, seni de alırız içeriye demişler. Zaten alınan bu para ve herşey operasyon bittikten sonra size tekrar geri verilecek denmiş. Yakında evlenecek kardeşime saklanmış, torununun doğumgünlerine, karne günlerine saklanmış lira altınlar, kötü günler için biriktirdiği emekli maaşı sekibinsekizyüzlira; toplam yetmişbinliralık altın sokakta bir adama (savcıya) verdirttirilmiş. Annem hiç uyanmamış duruma. Ben bile bilmiyorum o altınların evde olduğunu.  Otoriteye karşı korku kullanılmış diyor internette okuduğum bazı yazılarda, dolandırıcıların sezgileri güçlü olur diyor aynı yazıda. 

Durmamışlar, yakın bir semtteki Artı Emlak ı ara demişler, şu numara demişler. Evimi satacağım, acil de demişler. 
Neden ""artı emlak""  bilmiyoruz. Annemi bir de onlar dolandırmışlar, aralarında oyun yaparak altıyüzelli olan rakamı beşyüze indirmişler, bu kadar parayı banka aracılığı ile vermeliyiz dememişler elden vermişler, say demişler (nerede sayacak kadın o kadar parayı) annemi kendi arabaları ile dolaştırarak, hiçbir masraf yaptırmadan aklı yerinde raporu, taahütname almışlar (bayramda çıkmasını istemişler annem den Bayram da ) ve bir günde, BİR GÜNDE evi satmışlar. (Sokakta en az 20 yenilenmiş satılık ev varken) Dolandırıcıların Artı emlak ı seçmesinde ki sebepler de bu paragrafta saklı sanki. 

İsteyenlere annemin tam ifadesini de gönderebilirim. Buraya hepsini yazmayacağım. 

Benim başıma gelmez, ben akıllıyım demeyin. Dedim ya, utanan ve medyada okuyup, duyamadığınız dolandırılan profesörler, avukatlar, işadamları, kadınları hatta şu an adliyelerde ki pek çok savcının hocası olan bir bey de var dolandırılan. İnanılır gibi değil, dolandırıcılar her yakalandıklarında kendilerini bir diğer detayda ustalaştırmışlar ama devlet "0" ilerleme yok. Dolandırıcılar anneme, tapuda imza atarken "gül" telefonda yanında başkaları varken bana "kardeşim"  de, evde de bana  "savcım" de bile demişler. 

Bizim olayımızda

- emlakçı anneme bir tiyatro oyunu daha oynayarak ki bana göre bir kez daha dolandırmışlar annemi ve evi piyasa değerinin yarısına alan yine emlakçının kendisi. Annem hala müşteriydi o diyor. (Fiyatı düşürmüşler) (hoş o para da biz de değil, dolandırıcılara yine sokakta savcıya veriyorum diye, yakınlarının hayatını kurtarmak amacı ile verilmiş. 
- emlakçı anneme hiçbir masraf yaptırmamış, kapıdan almış kapıya bırakmış.
- emlakçı da çalışan bir çocuk, babasının muameleci olarak çalıştığı Maltepe tapusuna annemi götürmeden önce, semt polikliğinden, dr un kapısında bekleyerek, bugün günlerden ne sorusuna karşılık on dakikada akıl sağlığı yerindedir raporu almış. (Yaş 73, yanında hiçbir yakını  yok, HİÇKİMSE tek evi olan emekli 73 yaşında  bir kadın) 
- tapu da çalışan memur, dur bu yalnız kadının bir yakınını arayayım ona sormadan işlemlere devam etmeyeyim dememiş. 

Burada bir ekleme yapayım, tapu mdr. Tedbir ricası ile dilekçe vermek için gittiğimiz sabah bize daha günaydın, hoşgeldiniz, geçmiş olsun v.s. Demeden "yine tapu suçlu değil mi " nidası ile bizi saygısızca karşılaması da ayrı bir konu. Ayrıca benim memurum aramakla yükümlü değil, yönetmelikte yok cümlesini de kurabildi. BU DA BURAYA NOT,  TAPUDA Kİ, BANKALARDA Kİ, NOTERLERDE Kİ, SATIŞI YAPAN MEMUR,YAŞLI YANINDA BİR YAKINI OLMADAN GELDİĞNDE,  SATIŞI YAPAN KİŞİYE HABER VERMEDEN (çünkü dolandırılıyor o anda) SATIŞI YAPANIN BİR YAKININI TELEFONLA ARAYIP DURUMU BİDİRMELİ BU YÖNETMELİK MUTLAKA ÇIKMALI VE ARTIK MASUM INSANLARIN MÜLKİYETLERİNE TECAVÜZ SON BULMALI.
- Emlakçı, 73 yaşında ki bir kadına bayramda evi boşaltması için; BAYRAM DA, taahütname imzalatmış. İnsafsız insanlarız. 


Annem hala evi ve altınları geri alacağına iananıyor. Bazen ben nasıl yaptım bu işi diyor. Sağlığı yerinde şükür. 

İlk önce ne yaptık, Cumartesi olmasına  rağmen hemen soruşturma başlattık. Sağolsun dostlar, sağolsun avukatlar. Arife günü de ifade ve fotoğraf tanımaya Gayrettepe ye gidildi. 1000 fotoğraf arasından tabi ki annem kimseyi tanıyamadı. Zaten telefonda öyle akıllıca manevralarla yönlendirmişler ki, parayı sokakta kendisinden alana sadece esmer vatandaştı diyebiliyor başkaca bir bilgi yok. Maalesef kamera görüntüsü de yok.

Bir not daha, dolandırıcılar bunu da düşünerek, parayı aldıktan sonra 5 gün daha annemi arayıp korkutmayı başarmışlar ve gecikmeyi sağlamışlar, hem koca bayram tatiline geldik hem de genelde kameralar 6 ila 10 gün kayıt yapıyor. Dolandırıcılar annemi oyalarken bu zaman da maalesef geçmiş.  Öğrendik ki, apartmanlara takılabilecek en iyi kamera şekli, sensörlü ve üstüne saran kamera tipleri. Sadece hareket halinde kayıt olunca 20 gün bile geriye gidilebiliyor.

 Siz siz olun, ifademizi verdik, dolandırıcıların kullandığı telefon numarasını verdik, yetkililer hemen işe başlar, aman kameralara bakıp delil bozmayalım falan diye düşünmeyin. Maalesef sistem çok yavaş, her işinizi kendiniz yapmalı, avukatınızı bile sık sık aramalı ve durum raporu almalısınız. ilk kez gittiğimiz adliyede dosyalar kocaman alışveriş arabaları ile oradan oraya taşınıyordu. Eğer o dosyaların arasına girerseniz vay halinize. Karakollar da çok yoğun. Nöbete denk gelirseniz, ertesi gün mutlaka gidip ilgiliye derdinizi anlatın, yazılı verin hatta. Aksi takdirde dosyanız o gece nöbetçi olan arkadaşlar gelene kadar bekliyor.  Savcınızı sık sık ziyaret edin. Durumu, dosyanızla ilgili gelişmeleri ona 
anlatın. 

-kamera kayıtlarına kendiniz bakın. Apartman yöneticilerini bulun nazikçe konuşun durumunuzu anlatın, zamanla yarıştığınızı söyleyin. Yardımcı oluyorlar. Apartman görevlileri "belleklerinizi" alın gelin işinize yarar bir şey olursa kayıt edersiniz bile diyorlar. Sağolsunlar.

-mobese kameraları varsa mutlaka hemen en yakın karakola dilekçe verin. Bizim kavşakta maalesef mobese yoktu. Kavşağı gören bir apartman kamerası da maalesef 6 günde silinmişti. 

-başına benzer  dolandırıcılık olayı gelmiş olanlar lütfen birleşelim ve otoriteye baskı yapalım, dolandırıcılar bu kadar rahat hareket edemesin. Cezalar arttırılsın. Yönetmelikler değişsin. 

Amacımız kimseyi kırmak üzmek değildir. Amacımız artık kimsenin dolandırılmamasını sağlamaktır.

Kalın sağlıcakla
Konu ile ilgili bir facebook sayfası açtık : lütfen mağdurlardan üye olmasını isteyiniz "telefon dolandırıcılığı ile hukuksal mücadele"