15 Ağustos 2014 Cuma

Malatya usulü sıkma kofte

Merhaba,

Havalar gerçekten sıcak. Tamam ev esintili, deniz kenarı şahane, Yuvarlakçay süper ama sıcak.
şikayet ediyormuyuz; evet, :-)  tatlııııı tatlı .

Ohhh yaşasın Yaz.
Sobamızı özlemedim de değil hani :-)

Yıldız teyzem, bir torba, herhalde 2-3 kg kadar yarma dediğimiz bulgur, sıkma köftelik bulgur vermişti bana. Sandalyenin arkasında görünce e hadi Çiğdem, nasıl olsa Karatay menüsünede uygun kim tutar seni dedim ve alnımdan terler akarak yaptım. Yarma bulmak kolay değil, aşağıda Birsence de n alıp verdiğim tarifte kısırlık bulgur u, yarma gibi yapmanın tarifi de var.


Önce; bulgur ve tuzu karıştırdım, ve sonra su ekledim. Suyu yanıma aldım ve yavaş yavaş ekledim. Çünkü önceden ekleme yaparsanız, köfteniz dağılıveriri haberiniz ola.


Poyraz, narkoz dan kalktı, iyi. sevinçliyiz.


Bir 15-20 dk yoğurdum ve bulgur kıvamı aldı. Elinizle yoklama ile, hamurun kıvamından anlayabiliyorsunuz. Olmadı şekil vermeye çalışın., kolay oluyorsa tamamdır.  Ya da bir parça hamuru, hızlıca kabın dibine atın, yapışıp yayılıyorsa tamamdır.



Elinize bir limon büyüklüğünde bulgur topu/ hamur alarak, 1 cm yada 2 cm çapında  silindir haline getirin ve misket yada biraz daha büyük koparın ve avucunuzun arasında sıkarak kelebek şekli verin. Çok da uğraşmayın, sıkın sıkın ve atın işte :-)


Ada kız da yaptı, hatta köfteleri, delikli veya yuvarlak yapıp ortasına hafifçe bastı. Antep te yediğim ciğerli köfte geldi aklıma kızım o şekilleri yapınca.
Bir önceki köfte maceramızda ben öğretmiştim Ada ya köfteye böyle şekil vermeyi.
Köfteleri büyük yapınca kızdım, gitmiş Cem e şikayet etmiş beni :-)

Hep rahmetli anneanne mi düşündüm, rahmet okudum ona, sıkma köfteyi yaparken. Sonuç bayağı güzeldi, bir de iyi dileklerimizi gönderdik. Cem dedi ki, işte böyle yaşatacağız, sende Ada ya öğretirsin ve yıllarca anılır cicoş dedi. Ne güzel.




Arkadaşlar hepbirlikte görülüyor.


Sonra kaynamış ve hafif tuz attığınız tencerede 10 dk kadar kaynatıyorsunuz. Zamana bağlı kalmayın aman kontrol edin pişmiş mi köfteniz diye.
Ve sonra soğuması için bir diğer tencereye alıyorsunuz. Sonra ister hemen hazırladığınız sosa, ister buzluğa kaldırıyorsunuz, porsiyonlar halinde.


Buzluk poşeti.


Turşular da oluyor yada eriyor. Buzdolabına koyamıyorum, dışarısı sıcak. Bakalım sonuç ne olacak.


Sonra sosu hazırlamaya koyuldum. Bir büyükçe soğanı doğradım, kavurdum. Kırmızı ve yeşil biberleri ince doğrayıp iyice kavurmaya devam ettim. Sonra evde kalan domatesleri rendeledim, içine bir tatlı kaşığı kadar salça ekledim ve pişene kadar fokurdattım.



sarımsak da ekledim. Baharatta.


Haşlanmış hafif ılık olan köfteleri ekledim.
Ve servis.
Üstü için ayrıca bir tabağa  maydanoz koydum, malum herkes sevmiyor ama bence harika oluyor.


Ben de yaptım diye yedi Ada. Ama pişmiş biber i sevmiyor hasbam.
Doğuştan Karatay cı benimkisi :-)


 Süper değil mi?
Afiyet olsun.

Birsence de güzel bir tarif var, onada bakın derim. Buyrun link.


Kalın sağlıcakla
Yoğun anne

Önemli not: pre - menepoz durumunda olan hanımlar; Karatay diyeti, regl günlerinizi ve sıklıklarını düzene sokuyor haberiniz olsun. Ben tam üç kez deedim üçü de başarılı. Hazır gıda ve şeker v.s. mümkün olduğunca yemeyiniz. 

14 Ağustos 2014 Perşembe

Aydın şehrini tanımak

Merhaba,

Gideli epey oldu, Aydın şehrine gittik biz, İstanbul dan dönüşte.
Hedef '' İpek Hnm Çiğftliği'' ne gitmekti, e Nazilli ye gitmeden bir gün Aydın da kalalım da öyle sakin ve dinlenmiş gidelim çiftliğe dedik. İyiki öyle yapmışız. Ertesi sabah, nefis kahvaltıdan sonra yola çıktık, ne verimli bir yer, ne güzel insanlar.

Çiftlik yazısı da yolda.

İşte buyrun;


Gündüz gördüğümüz de, biraz büyük bir meydan değil mi diye düşündük, ama gece hiç de aynı fikirde değildik. Harika bir meydan, hertarafından neşe ve hareket fışkırıyordu.


Motor lu gruplar, paten kayanlar, bisiklete binenler..


oturup seyredenler, çekirdek çitleyenler, duvarlardan kayanlar..


Havuz harkulade, zaten su oyunları tüm ailem seviyor. Bayağı bir oyalandık meydanda.





Bir de çevresi, apartman değilde, tek katlı evler olsaydı, tadından yenmezdi herhalde. Dolaştığımız tüm küçük şehirler de maalesef bir büyük şehirleşme ve üst üste oturma histerisi var.



Bir karton parçası ile bütün çocukla bu yapay çimlerden aşağıya kayıyorlardı. Ada da öğrendi ve çok eğlendi.

Aynı akşam ''kadir gecesi'' idi, bir diğer cami de dağıtılan nefis lokma yı aldık, dış duvarında sakince oturup, duaları dinledik, amin dedik çekirdek ailemle. Ada ya hikayeler anlattık, olayın kendisini kavrayabilmesi için. İmam siyasete girince de kalktık :-(


Kaldığımız oda nın penceresinden bir görünüm. Aydın a yaklaşırken, kalacak yerlere baktık. Ucuz olsun sadece bir gece kalacağız ve sadece yatak kullanacağız dedik. Öğretmen evi 35 Tl ama doluydu, bir oda vardı ama tuvalet ve banyo ortaktı. Olmaz sağolun dedik. Kalacağımız pansiyonu aradık, Dinç Pansiyon, 60 Tl oda. Kahvaltı yok dendi. Ok dedik. Kalacağımız yeni yerlerde yeni fırınlar ve ürünler keşfetmek herzaman hoşumuza gider nasılsa.

Pansiyona vardık, aa.. odada banyo yada tuvalet yok. Sorduk. Yok dedi gayet normal. E birşey söylemediniz dedik ama öyle bir bakıyor ki genç arkadaş bize, anladıkki Aydın için normal bir durum. Biz anormaliz. :-)

Neyse bize başka bir banyosu olan odayıda tahsis ettiler de rahat ettik. Yani lafın gelişi, iyi niyetliler ama hijyen sıfır dı. Gerçi yatak örtülerinden taviz vermediklerini söylediler ama bir tek o detayla bu iş yapılmaz değil mi. Oysa yeri güzel, bina güzel, şehir güzel. Nedir ki atla deve değil değilmi, temiz tutmak, duş ve lavabo deliklerini akar tutmak.

Dinç pansiyonda kalmayınız.






Sokaklar bir harika, camiler muhteşem.
Özellikle bu caminin çevresinden ayrılamadık bir türlü.
O kadar bakımsız ama bir o kadar güzel.




Çiş kokmaması lazım bu güzelim yerin.


İlim yayma cemiyeti, ?? içinde kalıyorlar, iç taraf bakımlı ama dıştan neden bakım yapmıyorlar anlaması imkansız.
Bazan bir arkadaşımızın söylediği beni ilk anda şaşırtan ama sonra ''haklı ulan'' dedirten sözü aklıma geliyor;  Öyle çok ki, tarihi eserlerimiz, kıymetini bilmiyoruz!! kabul edilebilir gibi değil değil mi?? ama bence doğru.









Yakında ki harkulade park.



Yine yeniden aynı cami. Dıştan.


Sokaklar harkulade, eski evler. Çocukluğumun Suadiye si ve Istanbul unu hatırlattı bana.
Keşke bu değerleri kaybetmesek.



teyzem le selamlaştık. Ne güzel.


Ve fırınımız. Ruhum orada kaldı. :-)




Aydına a giden olursa bu harkulade peksimetleri peynirle yada zeytinle denemeden geçmeyiniz.


Biz yiyemedik ama, usta kendi sarıyormuş. Süper değil mi.


Zevk anı.


Muhteşem görüntü.
Dalyan da, pardon Ortaca da da var bir fırın. Bir gün de onu yazmalı.



Dedim ya ayrılamadık bu ilim yuvasından !






Bu da arkadan görünüş. Her haliyle güzel.
Güzel bir tecrübeydi Aydın, bir daha gidilir mi, gidilir valla.



Kalın sağlıcakla
Gezerek anne