9 Mayıs 2012 Çarşamba

Çocuklar için; Uluslararası Kukla Festivali

Merhaba,

Sağolsun geçen haftalarda Şenay aradı. Çiğdem, gelecek hafta Kozzy de çocuklar için kukla tiyatrosu varmış dedi. Hemen ilgilendim ve boş günümüze bir bilet aldım. Keşke daha fazla bilet alsaymışım. Ada bayıldı oyuna ve kuklalara. Bugünkü oyunun adı Wooden Circus  ve  Çek Cumhuriye tine aitti.

Giderken kızım yolda gördüğü bir bina için çok karmaşık gibi birşey söyledi. Efendim kızım dediğimde, karmaşıklı bina dedi, aynadan baktım ki evet bina sarmaşıkla sarılmış :-). Sarmaşıklı bina yani. Hemen İngilizce sini sordum, bilemedi. Paylaştım ''ivory'' kızımcım.



Saat 09,54 te Kozzy geldik, otopark kapalıydı, yaw 6 dk var alın bizi dedim ama kural kuraldır, bekledik. Saat tam 10,00 da girdik, arabayı hiç olmadığı kadar kolayca park ettik ve hoop Komşu Fırın.  O mu, bu mu derken. Yeni bir ( bize göre) kahvaltı tabağı gördük ve aldık paylaştık. Süperdi, tamam sağlıksız ögeler de vardı ama güzeldi.




Sepette yarım simit, bir küçük baget  iki dilim kepekli ekmek var Ayrıca küçük bir tereyağı, zeytin, peynir, domates, salatalık ve küçük bir kavanozda reçel. Ada bayıldı reçel kavanozuna, ben de kavanozu yanıma aldım, temizleyip evde de reçel koyarım diye, olmadı yoğurt mayası şişesi yaparım dedim. Bedeli sadece 8 Tl üstelik benim çay da dahil. Aaa saate bir baktık 10,30. Kalk kızım, koş.


Neyse ki tiyatro katına çıktığımızda kapıda hala içeri girmeye çalışan birsürü yuva çocugu ve istisnasız %90 ı Ingilizce konuşuyor olarak beklemekteydi. Ada ile Ingilizce konuştuğuma ve anlamasına o an pek bi sevindim. Kendimle gurur duydum. Bir okulun yıllığını sordum 18,450 dediler ki bizim bütçemiz için fazla. Okul Ataşehir de ve ismi International School.

B-11 nolu koltuğa kızmı oturttum ve ben dışarıda olacağım, arada gelirim meleğim dedim ve hemen yan koltukta oturan iki beye de kızım size emanet dedim. Olur dediler sağolsunlar. Ben dışarıda yeni kitabıma başladım, kızım da oyun seyretmeye.


İlk defa okuyorum bu yazarı. Daha başındayım ama Ayşe Kulin in, Adı Aylin havası var. Bu da gerçek hikayeymiş. Bitsin daha detaylı paylaşırım.

Ada kız ve dolu salon.
 



Bu bey neredeyse tüm salon boşalana kadar kukla ile birlikte çocuklara güle güle dedi ve resim çektirdi. Takdire şayan dı sabrı. Sağolsun.

Ada diyorki anne Rusya dan gelmişler. Başka bir dil konuşuyorlardı.




Kendisini emanet ettiğim beylerden biri. Tesadüf Bülent bey resimde çıkmamış. Adını nereden mi biliyorum; oyun tek perdeymiş, ben içeri gelince bir baktım, iki nazik bey de yerinden kalkmamış benim gelmemi bekliyorlar, bayıldım bu hareketlerine, şükrettim ne kadar şanslıyız diye ama bu konuyu telaşeden onlarla paylaşmayı unuttum. Çok teşekkür ettim o ayrı. Kızımı çok tatlı ve süper bulmuşlar. Okula mı gidiyor, yandaki hiperaktif çocuğa bile talimat verdi; ayaklarını koyma, düzgün seyret diye dediler. Çok güzel izledi dediler. Pek bir gururlandım, olgun kızım için.

Bülent Denizer bey de kukla tiyatrosu ile uğraşıyormuş, vizyon geliştirmek için o da bu festivali izliyormuş. Benim anladığım bu. Bana web-sitesinin ismini verdi biz de ona, çevre okullarda yaptığı gösterilere mümkün olursa katılmak istediğimiz belirttik. Ne şanslıyız, ne değerli beylerle tanıştık.
Link veriyorum, çalışmaları hakkında bilgi edinebilirsiniz. http://www.gulencocuklarkuklatiyatrosu.com/

Oradan çıkıp Kuaför Desire ye gittik. Kızım orada da çok eğlendi. Murat abisi onunla çok ilgilendi, sohbet etti o arada iki dilim maalesef mısırlı pizza mideye indirildi. Murat abi aç kaldı. Tesekkür ederiz.

Kızım Murat abisine aşkını, Ömer Kaan ı anlatmış. Murat ın içeriye koşup, sakın dışarı gelmeyin bana aşkını anlatacak diyişi vardı ki bayıldım. Diyorum ya şanslıyız. Nazar değmesin.

Aşağıda, Murat abi ve Ada güzel Ülker Golf şemsiyesinin altında. Hem de Celal Birsen. Biliyormusunuz bu azimli ve çalışkan ve Malatya lı işadamı bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Kayıp. Allah rahmet eylesin.



Sonra cicoş ve eve geliş, banyo biraz tv ve iki hikayeden sonra uyuma faslı. Yarın mı, yarın okul günü. Bakalım ben ne yapacağımdır. Menü, makarna, ev sos ve köfte. Yanına da ayraaan.



Geçensabah Ada kız ın bebekleri ile yatak keyfi. Beni de uyandırmamış. Şarkılar söyleyerek oynuyor. Bu aralar merakı bebekleri, neredeyse saatler boyu onları giydirip soymak.



Ada kız ın bu bahçıvan pantalonuna bayıldım. Ya Aydan yada Canan dan. İkisinin de zevki müthiş giyim konusunda. Teşekkür ederiz bin kere. Hayırlı dualarımızı alıyorlar hep. Ada kız a da çok yakıştı hani.


Bu da hergeçiste sevdiğimiz içi doldurulmuş  koyun. Ada bu konuda detaylı bilgiye sahip değil. Fotoğraf çekmemi o istedi. Eh boynum kıldan ince.


Bu fırın da Ada nın cimnastiğinin olduğu Kartal, Karlıktepe deki fırın. Muhteşem ekmekleri ve pideleri var. Yeni keşfim yani.


Bide'' kete'' leri. Yeme de yanında yat. Bugün annemlere de müjdeyi verdim. Bu küçük fırın hiç ama hiç boş kalmıyor. 


Tunceli lermiş. Muhteşemler. Ellerine sağlık. O akşam Cem, pidenin arasına köfte koydu, yanınada maydanozlu, naneli, soğan ıhmm...

Bu fırına turlarımız olacaktır. Ayşegül bence sen de ziyaret et bu fırını. Kesin beğeneceksin. Çok bilmem ama yaptıkları pide sanki Malatya daki fırıncıların açık ekmeğine benziyor.

Gevezeyim, hadi gittim yattım.
Geveze olduğunu bilen anne Çiğdem





















6 yorum:

CEPAYNASI dedi ki...

kukla gösterisini ben bile izlemek isterdim...
çocukluğuna dönmek isteyen cepaynası:)))

Oglak Kizlari dedi ki...

Cepaynası,

Keşke sen olsaydın ve Ada kız la girip izleseydin.

Çok güzelmiş gösteri, Ada anlatıp durdu.

Şanslı anne Çiğdem

yerdenuzak dedi ki...

Keşke benimde haberim olsaydı, çocukları kapar gelirdim...

Oglak Kizlari dedi ki...

Keşke.
Ne güzel olurdu, bizde laflardık dışarıda.

Arkadaş canlısı anne Çiğdem

nilay dedi ki...

Aynı kitabı ben de yenilerde okumaya çalıştım. Bu kadar basit bir anlatım görmedim. Sanki ilkokul 1-2 çocuğuyuz biz. Ben hiççççç beğenmedim.
Bu arada bloğunu çok sevdim
Sevgiler

Oglak Kizlari dedi ki...

Nilay,

Kitap bana da basit geldi ama bırakamıyorum da. Başladım birkere. Birde en sinir olduğum şu kelimeler kullanılmuş '' yalan konuşmuyorum'' - ''yalan söylemem'' olamlı değil mi ama.

Hoşgeldin.
Dur hemen gelip bakayım blog una.

Sağol.

Mutlu anne Çiğdem