5 Şubat 2013 Salı

Ihsan Oktay Anar - Yedinci gün, kitap yorumu

Merhaba,

Yahu canım yemek yapmak istemiyor. Biryere gitmek de istemiyor.
Canım sıkkın. Ciciannem ve eşim ağrılar çekiyor.
Mevsim ağrı mevsimi sanırım, benim canım tatlı çekiyor ve yiyorum ne yapmalı, spora yüklenmeli.
Evet, evet, spor yapmalı. Sanki sol dizimde benim de mi ağrım var, kendini dinlememeli insan.

Aldım yanıma Türk kaavemi, sade. Verdim kıza bargunya ve ev yapımı ekmek ve yoğurdu ve çöktüm ekranın başına.

Yapılacak çok is var ama canım istemiyor işte.
Pırasa yapılmalı, krem bitti yapılmalı, neyseki çamaşır makinası detarjanını yaptım.
İşler ve yapılacaklar bitmiyor, bitmesin değilmi, kocaman bir şükür diyelim ve başlayım yazımıza.

İhsan Oktay Anar ı bir arkadaşım tanıştırmıştı yıl 1997 veya sonrasıydı, Puslu Kıtalar Atlası, çarpılmıştım kitabın konusuna ne kadar güzel ve nekadar değişikti konusu. Uzunca yeni kitabı beklediğimi anımsıyorum sonra geldi kitaplar

Puslu Kıtalar Atlası
Kitab-ül Hiyel
Efrasiyabin Hikayeleri
Amat
Susukunlar
ve son kitap Yedinci Gün.


ama bu sefer ben çok yoğundum kaçırdım. Arada bir alayım dedim ama olmadı. Amat galiba kütüphanemde var, bakmam lazım.

Yedinci Gün


Bu kitap ta yine değişik ve güzel bir uslupla yazılmış. Bu kitabı da kesinlikle sessizlikte ve full konsantrasyonla okumanızı tavsiye ederim. Zira benim için;  bilmediğim kelimeler fazlalıktaydı. Haa tabi cümle içinde ki geçişlerinden, konumlamalardan ne demek istediğini anlıyorsunuz yazarın sözlük kullanmıyorsunuz amma konsantrasyon da çok gerekli. Acaip hoş detaylar var ki dikkatli okumassanız kaçabiliyor. Misal ben Ada' nın  her sorusundan sonra kendimi bir sayfayı 3-4 kere tekrar okurken buldum. Hatta bir keresinde bölüm başına döndüm.

İnce ama yogun bir kitap. Sanki bir roman okumuşssunuz hissi uyandırıyor. Sanki birçok hikaye bitirmiş gibi oluyorsunuz. O kadar lügatın nasıl bu kadar anlamlı biçimde  bir araya geldiğini anlayamıyorsunua ama hoşunuza gidiyor. Yani bırakın kendinizi ve okuyun diyor sanki kitap. Bazan dalga geçiyor bazan detaylı bir ilişki anlatılıyor v.b. gibi Zekice yazılmış, bazan okuyucuyu küçümsüyor gibi ama kötü anlamda değil.

Kitabın sonu da çok güzel bağlanmış, tam da istediğim gibi. Bence Anar yine çok eğlenmiş ve zevk almış yazarken bunu da size çok güzel hissettiriyor.




Yazarın bir de web sayfası varmış, İlgilenenler için bir tık .
Kitabın kapağında ki çizim de İhsan Oktay Anar a aitmiş.

4 yorum:

anne kaleminden dedi ki...

ben okuyamadım malesef ve yarım bıraktım bu kitabı :(

Oglak Kizlari dedi ki...

Bir ara bende düşündüm, ama düşündüğüm an dikkatimin sağıldığı andı, hemen başa döndüm ve olaya girdim.

Tecrübeli anne

kitap eylemcisi dedi ki...

hala tanışacağım:))

Oglak Kizlari dedi ki...

Geç kalma kitap eylemcisi ama mutlaka Puslu kıtalar ile başla ltf.

Tavsiyeci anne.