16 Temmuz 2012 Pazartesi

Hayat & Denemeler

Merhaba,

Hayat çok garip.
Kıymetinide bildiğimi düşünüyorum.
Keyfini çıkarmaya çalışıyorum, çevremdekilere benim pozitifliğimden yararlanmaları için fırsat veriyorum. ( ukalalık değil ) zaman zaman onlara gaz veriyorum, yaşam koçluğu yapıyorum ve bundan büyük zevk alıyorum.

Ama ara ara ki bunlar çoğunlukla period dönemine yakın zamanlara rastlıyor, benim bile  moralim bozuluveriyor. Aslında herşey pilates sertifikasını alamamamla başladı. Tamam telafiye gideceğim ama sanırım benim başıma butip başarısızlıklar hiç gelmemiş. Ben hep vasatın biraz üstü olarak hayatımı idame ettirmişim, herkonuda, her aldığım kursta, her ofiste, her etkinlikte. 

Tokat yemiş gibi oldum.

Kendi adıma başarızılık ilan etmiyorum bu durumu, kursu bitirmek bile benim için hedefti çünkü ikinci haftanın başındayken. Üstelik hergün de yapmaya devam ediyorum pilates i ve Ada kız ı her götürüşüm de cimnastiğe, reformer lara da şöyle bir bakıyorum. Seviyorum ben spor u.  

Olumsuzluklar devam etti; Omurgamın düz olduğunu öğrendim, İbrahim hocadan mesela. Nasıl yani oldum, biryandan da yine yeniden sevinecek bişey buldum, hah o yüzden bunca senedir şu hareketleri düzgün yapamıyormuşum diye. ( Roll up, Rolling like a ball, teaser v.s. Bakınız link; http://www.youtube.com/watch?v=cxo9eIMAtmg

Çünkü zaman zaman ara verdiğim olur ama hep spor yaparım. Ara verdim dediğimde bile günlük bir saat sporumu ihmal etmem mesela. Sadece yürüyüş olsa bile.

Ayrıca nedir bu bende ki düzlük meselesi anlamış diilim, boynum düz, omurgam düz. Ne oluyor yaw.
Olsun ben yine de kendimi sakatlamadan yapabildiğim kadar spor yapacağım. Olmaz ki hayat geçmezki. İstediklerimi de yiyemem o zaman. Hem endorfin, serotoninsiz de olmaz dimi ya.

Üstüne kızım bu sabah hiç olmadığı kadar ateşli kalktı. Dün hiçbir problem yoktu. 38,7 gördük.
Üstelik inatçıbir ateş çıktı. Klimalı odada olmasına ve ilaçlara rağmen hala yüksek. Deniz mi dedik, idrar temiz çıktı, kulak mı dedik o da değil. Dünkü köfte mi hay Allah, dışarıda et yemesin diyoruz bir kere deldik kuralımızı dedik ama o da değil. Ama ateş var. Salgın varmış bu ara??? bu sıcakta, üstelik açıkhavada parkta oynuyorlar. Anlamadım gitti. Aralarında hasta çocuk da yoktu.

Öyle işte muhtemelen bu yazı bittiğinde bitecek bir felsefik hayat karşılaştırmaları yapan bir Çiğdem var karşınızda. Geçer, geçmeli. Öylesine  paylaştım.

Hem kızım ileride bu yazılanları okuduğunda aman annem de hep saf mutlularda değilmiş demekki diyebilecek. Keşke benim annemin de bana bırakabildiği böyle yazılı bir kayıt olsaydı.

Evvvet, silkelenelim ve neler yaptık a bakalım;

Geçen hafta İpek hanim Çiftliğinde klasik paketten aldım. İki ürün eksik ama biz halleşiriz Pınar hanımla sorun yok. Lezzet var ama. Offf ne pişirdiysem süper oldu. Biber dolmaları minicik ama süper. Ada kız kabuğunu bile yedi. Salça, bulgur zaten İpek hanım Çiftliğinden ee bide kuru soğan geldi yeme de yanında yat oldu.


İşte bulgurlu, eti az biber dolmalarım. Parka da götürdüm Beliz de sebeplendi, afiyet olsun yarasın. 


Kızım zeytinyağlı sarma sever. Anneee dolmada denir, sarma da diye buyurdu meleğim.
Fıstıklar Ayvalık pazar ından.
 

Önce yapraklar suya konulur ve bekletilir, daha sonra mutfakta ne bulunursa, onun kenarına dizilir.










 Fotoğrafları Cem çekti. Teşekkürler. Nasıl sarma sarmayı kendim öğrendim. Bu benim usul sarma yani. Bir zamanlar aldanıp o sarma makinalarından aldıydım ama bir işe yaramıyorlar. Sokakta ki adam kuru yaprakla sarıyor, vaayyy mucize diyorsunuz ve alıyorsunuz ama eve gelip yağlı iç  ve ıslak yaprakla yapmaya başlayınca fiyasko oluyor ve makina bozuntusu çöpe gidiyor. Haberiniz olsun, aldanmayınız.

Tarif mi;

Bir adet kuru soğanı doğrayın ve bol zeytinyağında kavurun, dolmalık fıstığı da ekleyin. Bir iki çevirin ve daha önceden ılık suda beklettiğiniz üzümleri ve pirinci de bu karışıma katın. Üstüne de bir bardak kadar su ve pilav gibi az pişirin. Baharatları unutmayın, dolma baharı, tarçin v.s. 15 dk dinlensin sonrada sarın yukarıda ki resimler rehberiniz olsun. Ben yaptıysam herkes yapar gibi geliyor bana.

Bu sarmaları alıp, mahalle arkadaşlarımız alıp Perşembe günü Şile ye gittik. Kızlar çok ama çok eğlendiler. 


Küçükten yetişen çekirdek yiyiciler. Anneee kendim açabiliyorum.


Ya ''patates'' yada '' ''zürafa''  diyorlar.

  
aynen.

 Anneler de çekirdek çitleyebilir. Hem de daha hızlı.


İki güzel şemsiye bir mutfak masası ve üstünde envai çeşit yiyecek. Hanedan çadırları konforu vardı şemsiyelerimizde.



Çocuklar için en eğlenceli oyun, kum, kovalar, kaleler..





Deniz sefası sonrası kızlar. Bir titreme sormayın. Kızım çıkalım üşüdün, haayyyıırr annneenn üüüşüüümeddiimmfff. Çeneler çarpıyor ama üşümek asla.
Velhasıl çok eğlendik. Sefillik diz boyu o ayrı ama biz eğlendik.

Bu sefer Karakiraz a da girdik. Yol stabilize, araba toz içinde, yokuşlar, orman deniz. Yine pislik. Elimizde ki doğa süper ama kıymetini bilen yok. Deniz, kumsal arkada çam ormanı, doğal gölge ama kimin umurunda.



Dedim ya bu hafta kargo geldi. İşte soğan, biber ve zeytinyağı, Yazzzz... mevsimi.


Üstüne gelsin domates....


Ve nefis bamya. Yerken bile bamya kokuyordu. Leziz. Sağol İpek Hanım Çiftliği. Lezzetinden belli herşey birşey eklemeye, tavsiye etmeye  gerek yok. 
Link ; http://www.ipekhanim.com/ipek_hanim_ciftligi/ciftlige_giris.html

00,15 Arada bir kusma molası verdik. Ada kız yarın dr. yolcusu. Hey Allah ım yaa.

Kalın sağlıcakla.
Endişeli anne Çiğdem bide muhtemel uykusuz.

Not: Evimizin paralelinde cadde üstünde English Home açılıyor. Inanamadım. Süper.












10 yorum:

mutfaktaki rüya - Arzu- dedi ki...

sertifikayı alacaksın,inanıyorum.benim kızım Ada cıkta arada ateşleniyor.aynı hastalık belirtileri bizdede mevcut.benim etrafımdaki çocuklarda sıra ile hastalanıyor.belkide sıra yok...yemekler için ellerine sağlık.tam yazlık yemekler...küçük hanımlar:sefanız bol olsun.kucak dolusu sevgiler benden size...

Oglak Kizlari dedi ki...

Arzu,

Bu kadar inatçı ateş görmemiştik biz.
Hayırlısı.
Sana da geçmiş olsun.

Aldım sevgileri.
Endişeli anne Çiğdem

sezobigo dedi ki...

çok geçmiş olsun çiğdem bu sıcak da daha da zor sanki:(
deniz ne iyi olmuş bu sıcak sanki bir tek o keser gibi geliyor yanında bir simit bir ekmek arası bile olsa ,kaldı ki sizde müthiş sarmalar varmış:)
sevgiler

ilhan dedi ki...

Çok geçmiş olsun. Büyüklerde de görülen bu tür bir mikrop var. Geçti diyorsunuz yeniden başlıyor. Arkadaşımın çocuğuna klimadan gelen bir mikrop türü demişler. Bu arada sarma ve yemekler nefis. Elinize sağlık.

Hayat İzlerim dedi ki...

Dolmalar şahane, plates muhteşem ve biliyor musun canım kaç gündür bamya pişirip yemek istiyor:))

Oglak Kizlari dedi ki...

Sezobigo,

Hem de nasıl. Teşekkür ederim. Son 8 saattir ilaç vermiyorum ve çok az ateş var. Yırttıkmı ne??

Amin.
Şükreden anne Çiğdem

Oglak Kizlari dedi ki...

İlhan,

Sağol, varol.
Klima mı, bizde dr. tavsiyesi ile klima çalıştırıyoruz evde. Ama yok, yok ev ortamında ki klşimadan bişey olmaz dimi.

Afiyet olsun.
Neşeli anne Çiğdem

Oglak Kizlari dedi ki...

Özlem,

Bamya için hiç bekleme, nasıl gzel kokuyorlardı anlatamam. Üstelik sirkeli ve limonlu sıda bekletince sümüklenmiyorda. Aman ne çirkin bir deyim oldu.

Pişman anne Çiğdem

Karyatid dedi ki...

Kardeşim, Bu ailede bunalım kişisi benim..Höyytt:)

( Hatırlar mısın, bigün annem,sen, ben evde oturuyorduk. Sen küfür etmiştin, Ben de yattığım yerden doğrulup höyyt bu evde küfürleri ben ederim! demiştim:) işte aynen öölee:) )

Karrdeşim sefiyom seni karrdeşimm:)

Oglak Kizlari dedi ki...

Valla doğrusun kardeşim.
Zaten geçti gittii.
Ben de seni seviyorum, hem de çok.

Bala hemi de anne Çiğdem