9 Temmuz 2012 Pazartesi

Haftasonu Istanbul da ne yapılır. Pazar günü kahvaltısı için seçenekler nedir?

Merhaba,

Cumartesi günü kös kös evde oturduktan sonra akşam toparlanıp 17,30 motoru ile Heybeli Ada yaptık. Fayton la Akvaryum koyuna gidelim dedik ama 25 Tl isteyince Ada kızı üzmek pahasınada olsa kesinlikle hayır dedik ve Ada kızın gönlünü 1 kg kedi maması ile alarak. Hayvanları besleyerek düştük yola, kah yokuş tırmandık kah herkesin kullandığı yoldan devam ettik.

Yine Ülkü nün evinin yakınından geçerek vardık Akvaryum koyuna. Bir genç grup dışında kimse kalmamıştı. Sonra onlar da gittiler bizbize kaldık.


Oturduk bu nefis manzaraya karşı ve gelsinnn.... ama birşey kalmamış. Biz mevsimde hiç gitmemiştik eh plajcılar yağmalamışlar. Neyse ki bira kalmıştı.


Son patatesler Ada tarafından götürülürken. Baba t-shirt çıkardı diye kız da soyundu.
Yaşasın özgürlük.


Sola bakınca bu manzara, deniz yakın. Istanbul da mıyız, inanmak ne mümkün.


Hava kararmaya başladı. Zıpkınlı oğul, kaya levreklerini avladı. Pazar günkü balık köftelerinin hammaddesi.


Ada kız baba ile deniz keyfinde. Marmara kirli ancak ayak sokulur.
Ben girsem miki??


Dönüşte bizi de bu tekne ile vapur iskelesine bırakacaklardı amma çalışmadı, tabana kuvvet, keyifli ve karanlık bir dönüş oldu. Ah yıldız lar. Görmeliydiniz.


Bira keyfi. Üstüne de vapur ohh...


Hava gözümüzün önün de yavaş yavaş kararıyor.



Ve karanlık, geçen vapur, ışıklar bir de üstüne canlı müzik başladımı Burgaz da. Uzaktan müziğin sesi harika, çalan parçalar muhteşem. Istanbul damıyız?? Ada kız geceleri karanlığı sevmiyor, Ismail bey lamba getirdi, bayıldı Ada.

Ertesi sabah Sapanca ydı niyet. Olmadı gideceğimiz evin kızı ateşlenmiş. Geçmiş olsun.
Ne yapalım kahvaltıya gidelim. Kuzguncukta Pita yı çok methetmişlerdi. Haydi dedik. Ama semtlerin sırasını karıştırınca, ( herzaman ki gibi) Anadolu Hisarın dan dönüş yapıp Kandilli ye, Ihlamur a gittik. Iyiki.



Arabayı herzamanki yerimize parkettik, başladık aşağı doğru yürümeye. Ada kız ve şapkası.

 

Bu sabah benzin aldığımız BP de tüm personelin giydiği aynı renk t-shirt e sahip olan Cem ve Ada yolda ve gazete alırken. Bize bu BP den sonunda iyi bir şey gelecek ama bakalım. Not; tesadüflere inanmayan anne Çiğdem


Oturduk mu Kandilli nin bu muhteşem  manzarasının karşısına.
Hava güzel, masa gölge. Kahvaltı serpme. Fiyat 30 Tl. Biz ''bir'' serpme aldık ve üç kişi  doyduk.
Çaylar sınırsız ama extra 2,5 Tl.
Ihlamur, hemen iskele de bir mekan görmemeniz mümkün değil. Herzaman gittiğimiz müthiş balıkçı Suna nın yerini de görüyor.


Baba -kız menü ye bakıyorlar. Çok fazla seçenek sununca, sonu hüsran oluyor ve ağlıyor mutlaka Ada. O yüzden eliyoruz seçenekleri biraz.


Güzel kızım poz veriyor.


Serpme kahvaltıdan bir görünüm. Parmak böreği ( sigara demiyoruz) adam başı bir. İçinde ki peynir daha güzel olabilirdi. Hava kah bulutlu, kah güneşli, manzara ve rüzgar doyumsuz.


Ihlamur cafe nin tam yanında çocuk parkı mevcut. Ada kız arkadaş buldu, babası balık tutan bir tatlı abla. Baba istavritleri getiriyor ve sonra yazısız da olsa, kıyıda  balık tutanların sırasının en başına konuşlanır. Yazısız olan bu kurala tüm balıkçılar uyuyor.


Istavrit e sevgi dolu bir dokunuş. Ah biz insanlar. Yine de tekne balıkçılığından daha az canice.


Kıyıda ki Çınar  ağcı, gönlümün ağacı. Öyle güzel gölge yapıyor ki.


Gençler denize giriyorlar. Girsemmi ki.
Kandilli iskelesi genel görünüm. Dönüş yolundayız. Hava sıcak.

Cemile Sultan korusuna da girelim dedik, özel miş, üye olanlar girebiliyormuş. O sırada yere tüküren minübüslü adam girdi, bu giriyor ya dedim sinirlenerek.

Neyse ki  yıllar önce müdürlerimden biriyle hem bu koruya hem de yanında ki Ticaret Odasının muhteşem tesislerine gitmişliğim vardı.


Yol üstünde ki kuyu.


Muhteşem evler. Bu satılık mış. Sormadım bile.


Ada kız tırmanıyor. Anne merdivenleri kullanmadığına inanamıyorum diyor.


Klasik kapı pozlarımız.


A bu evler, beni benden alan evler.


Baba-kız yoladalar. Ailem.


Kaktüsler ve sokak.


Klise ve şeker bahçeli ev.


Dünya gazetesi binası ( galiba) ve muhteşem Çınarlardan bir tanesi.


Büyükanne ve Ada kız ın bebekleri. Sağolsun Ada nın tüm oyun kuruculuğu ona ait.

Apartman görevlisi ve oraların tadını çıkaran Şenol bey in Pazar akşamı için hazırlanan mangala hazırlık ateşi. Bizi de davet etti ama vakit sıkıntısı vardı.

Pazar günü nereye gidebilirsiniz;

Pita ; 
Adres:
Kuzguncuk Mh. İcadiye Cad. PTT Karşısı Kuzguncuk - Üsküdar
Üsküdar / Kuzguncuk
Adres Tarifi:
Sahilden İcadiye Caddesi'ne girdikten sonra 100 metre ileride, sol tarafta.
Kahvaltı fiyatı 13-16 Tl. Bahçesi yok, ama dışarıda masası var.
Kırıntı - Moda;
 Adres: Ferit Tek Sok. No:15/1 Moda
       Telefon: 0216 346 07 70 

Çengelköy, Çınaraltı Çay Bahçesi;

 Adres: Çengelköy sahil yolu
       Telefon: 0216 422 10 36 
Ergün Pastahanesi,
Adres: Burgazada, vapur iskelesinin sağ tarafı 

Burç;

 Adres: Boğaziçi Üniversitesi lojman kapı yanı Bebek
       Telefon: 0212 265 22 99 - 0212 358 42 91 
Moda Çay Bahçesi;
   Adres: Ferit Tek Sok. No:7 Moda
       Telefon: 0216 337 99 86 

Aşşk cafe;

  Adres: Muallim Naci Cad. No:170 Kuruçeşme
       Telefon: 0212 265 47 34 
Biber Cafe;

  Adres: Muhittin Üstündağ Cad. No:75 Koşuyolu
       Telefon: 0216 326 74 14 

Cheese cake leri süper.

Çamlıca,

Su köşkü favori.

Adres: Küçük Çamlıca Korusu Kısıklı Küçük Çamlıca
       Telefon: 0216 428 46 96 
Cafe Dorion,
Intaş, Sahrayıcedid.
Aklıma gelenler bunlar. Ben yine de, sabah erken çıkıp, hangi yakadaysanız boğaz ı tavaf etmenizi öneririm.
Değişik mekan ve lezzet seven anne Çiğdem


4 yorum:

Güven T. dedi ki...

İstanbul yazmasanız Ege ya da Akdeniz'de olduğunuzu düşünürdüm. Resimler süper.!
Ailenizle bir ömür mutluluklar.. ;))

Oglak Kizlari dedi ki...

Güven T.,

Çoook teşekkür ederim.
Ne kadar naziksiniz.

Yine bekleriz.

Yüzsüz anne Çiğdem

ilhan dedi ki...

Bence dünyanın en güzel yeri insanın sevdikleriyle, ailesiyle beraber gittiği yer. Ben Boğaz da oturuyorum, yürüyüş yaparken görüyorum, sahilde çimlerde piknik yapıyorlar. ( Doğru mu ,yanlış mı o ayrı bir tartışma konusu ) Belli ki ekonomik olarak mütevazi insanlar ama ailece beraber olmakdan o kadar mutlular ki, işte dünyanın en güzel sofrası o. Si de harika anlatmışsınız, fotograflar da çok güzel. Ama kaya levreğini (eşkina da denir galiba) köfte yapmak yazık olur gibi geldi. Şöyle mangalda yapmak varken. :)))

Oglak Kizlari dedi ki...

Ilhan,

Eşkina, hımm güzel, yeni bir kelime öğrendim.
Eşkina bize kalsaydı, mangal ateşinde hımm.. Ama sanırim köfte olacaklar. Gerçi oda güzel.

Aile gibisi yok. Mangal ise bence şehi,riçinde olmamalı ama elden ne gelir, imkanlar..

Güzel yorumunuz için teşekkür ederim.

Memnun anne Çiğdem