4 Eylül 2013 Çarşamba

Günlük, Sıla ağacı aşkımız.

Merhaba,

Niyetimiz bu sene buraya taşınmaktı ya, ev bakmaya başladık, dediler ki, evlere bakın, beğenin sonra en geç Şubat gibi tutmuş olun yoksa mevsime girer ve acaip fiyatlara ev bile bulamassınız. E ne yaptık, 3 kere geldik, ne oldu ev bulamadık.

Yahu, anlatıyoruz, şöyle ev olacak, bahçesi olacak falan. Sanki biz öyle demiyormuşuz gibi, bize ille havuzlu, bahçesi olmayan, hatta bitanesinin balkonu bile yoktu. Aaa pardon, balkon var ama bahçeye ( bahçe denirse tabi)  iniş yok. İçi tam bir şehir evi ve istediği fiyat fahiş.  Ya da güzel ama acaip fiyatlar. Okul meselesi var, belde dışına da çıkamayız.

En son, ben çok kötü kızdım bir emlakçıya, yeter dedim, gelmiyorum Dalyan a yaw. Nedir yani ben de kötü biryerde otuırmuyorum İstanbul da. Yeşillik, sakin, kocaman bir parkı var, sahilde. Ben veremiyorum o kiraya evimi. Emlakçı kendine yediremedi herhalde abla ''dur'' dedi, Allah tan demiş, bu güzel evi bulduk da, rahat ettik.

Bu evin bahçesine girdik, bahçede mevsim dolayısıyla yaprakları olmayan 6 tane bayıldığım Doğu Çınar ını görünce öyle sevindim ki, sevincimi saklayamadım. Bi de bize evi gösteren beye, bilmiş bir edayla  bunlar ''Doğu Çınarı''  dedim. Bey de kibar, evet abla dedi.

Gel zaman git zaman taşındık Temmuz ayında. Tabi ağaçlar süper ama o da ne;  Çınar lar yok, meğer Günlük ağacı imiş. Rezil olmak böyle bişi tabi.

Buraya özgü, yada az yerde yetişen bu ağaçlar Çınar a çok benziyor ama yapraklarına dikkatli bakılınca fark hemen anlaşılıyor. Kaldırımlarda susuz kalanlarına pek üzülüyorum ama hangi birine vereyim su.

 

 
 Foto kaynak; Tık

Buyrun daha fazla bilgi;
Kaynak için bir tık ltf.
 
Sabahları çay yada sütlü kaave içerken, bir yaprak atıveriyorum, ıhhmmm. Kışın tütsüsü de öksürüğe iyi geliyormuş. 

Türkçe İsmi

Sığla yağı, Güllük ağacı, Sığla, Buhur, Buhur kabuğu

Latince İsmi

Liquidambar orientalis

Ülkemizde Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştirilen, ormanlarımızı süsleyen, kışın yapraklarını dökmeyen çok yıllık bir ağaçtır. Ağaçlarının meyvesi siyah-beyaz renktedir. Ağacının gövdesi çizilerek elde edilen reçinesine (Sığla Yağı) adı verilir. Ağacın kabuğu hoş kokuludur. Mevlitlerde ve evlerde tütüsü olarak yakılır. Sakızları bitkinin uç kısımlarında damlalar halinde oluşur. Hoş kokulu sakızı, en eski çağlardan beri kiliselerde tütsü olarak yakılır.
Kullanılan Kısmı:

Yağı, kabukları, sakızı, yaprakları.

Etkisi:

Nefes darlığı, astım, bronşit, grip ve anjine, göğsü yumuşatmaya, balgam söktürmeye, adet düzensizliğine, romatizma, siyatik ve mafsal ağrılarına, sara ve unutkanlığa, beyin ağrısına, böbrek ve idrar yollara iltihabına kumu ve tşına, karaciğer ve akciğer hastalıklarına, zihin yorgunluğuna, mide ve bağırsak parazitlerine, yara, sancı ve ülsere, kalp hastalıklarına karşı kullanılır.

Kullanılışı:

Yaprakları kaynatılarak suyu içilir. Kabukları yakılıp tütsü olarak kullanılır. sakızı ve meyvesi yutulur, dövülerek balla karıştırılıp yenir. Ağacının yağı, sade veya balla karıştırılarak yenir.




Kalın sağlıcakla
Fethiye güzeli anne
Teşekkür ederim Asortik krep ve Mutfak Camı. Artık sanal değil, gerçek arkadaşız :-)

5 yorum:

Begonvilli Ev dedi ki...

Biliyorum o ağacı. Endemiklerden. Kleopatra parfüm ve yağ olarak kullanırmış sığla yağını. Bu yüzden de bu ağaç çok değerliymiş. Ne yazık ki günümüzde azaldığı anlatılıyordu bir belgeselde.

Asortik Krep dedi ki...

Biz tanışsakta tanışmasakta eski arkadaşız :)) Doğu Çınarı da fena değilmiş :p

Oglak Kizlari dedi ki...

Begonvilli,

Evet haklısın. Burada çok ama aslında az.

Kleopatra anne

------------------

Asortik,

Bayıldım yoruma.
Sağol.

Minnettar anne

Burcu-Mutfak Camı dedi ki...

Ben de uzun bir yazı, fotoğraflarımızı falan bekliyordum, geçiştirilmiş gibi hissettim kendimi :O).

Oglak Kizlari dedi ki...

Burcu,

Gizlilik, kesin birşey atarım diye vazcaydım.

Korkak anne