2 Ekim 2013 Çarşamba

Kaunos Gezisi


Merhaba,

Sabah 07,00 kalkıldı, kahvaltı hazırlandı, beslenme çantası ( minik) hazırlandı, baba ve kız okula uğurlandı. Hemen mutfak toparlandı ve yemek yapıldı. Menü; Kabak yemeği ve bulgur pilavı- şehriyeli. Yanına cacık.

Durulmadı, yanına şam kurabiyesi de yapıldı; tarif için bir tık. Yapraaakkk, kulakların çınladımı?

Ada dan inciler;

Anneee bak bu Türk kedisi, pisi pisi diyince geliyor.

Telefüste düşmüş, birileri koşarken çarpmışlar ona. E kızım lütfen kendini koru dediğimde, anne bunlar iyi çocuklardı, ben düşünce hemen yanıma gelip sordular iyimiyim diye..

Aman kızım tuvalete girmeden önce sil oturduğun yeri, anne gerek yok alaturka tuvalate giriyorum diyor. E kızım hani yasaktı o tuvalet size, öğretmenin biliyormu, evet, annee biliyor diyor ama ses giderek zayıflıyor. Bunlar beyaz yalanlar mı??


Ve Ada sanırım Nil den gelen harkulade kırmızı yağmurluğunu giyer. Teşekkürler Canan-Nil.


Havalı dimi.


Yağmur yağmıyor, haydi yine bisikletle gidelim.


Ohhhh, en az  15 gün sulamam. Yaa işte bahçenmi var derdin var :-)




 Anneanne, büyük anneanne ve teyzeler geliyor. Ada takvim yaptı gün sayıyor.

Geçtiğimiz, Cumartesi yada Pazar günüydü, Kaunoss a gidelim bir ziyaret yapalım, Ada da görsün dedik. Yolda selam verenler ve onu alışmadığı biçimde  sevenlerden sonra şöyle dedi, anne ne garip buradakiler...

Ve Kaunoss gezimiz, buyruun;



Giderken minik balıkları gördük. Kanal kirleniyor maalesef. Hem teknelerde kullanılan yağlar hemde atılan pislikler 5 yıla kalmaz Eminönü yada Bostancı iskelesi manzaraları görmemiz kaçınılmaz olur. Tüm temizlik aktivitelerine katılacağız.

Uyaracağız diyemiyorum çünkü; yurdum insanı heryerde aynı.


En son geçtiğimizde toprak tı yol. Çok güzel olmuş böyle.


Ada kız yürüyor gibi poz veriyormuş.


Manzaralar muhteşemdi.


Kızım ve Kral mezarları. Oraya çıkmak yasakmış.


Nihayet müzedeyiz. Müze kartımız geçiyorr yaşasın. Ada ya ücretsiz bilet verdiler.
Bu güzelim sessiz yerde otomatik geçiş koymuşlar, vınlaması evlere şenlik.


Harkulade detaylar var. Birkere daha gidilecek ve tüm dağ tepelere çıkılacak.



Anne-kız tiyatro giriş pozu.


Dikenli Keler miş bu güzel yaratığın adı.
Annesi aralığa kaçtı.




 



 Tiyatronun içi. 5000 kişilikmiş! Anlayana.



Döner sahnesi varmış ve günümüze kalan ve görülebilen nadir bir örnekmiş.


Zeytin ağaçları ve tüm ağaçlar süper.








Aklım kaldı, ah bir toplayabilsem dedim.


Baba bir Kenger. Pek susuz kalmıştı.



Yakına geldik iki tane oldular. Muhteşemler.
Nazar değmesin.






Sanatsal çalışmam.


 Bunlar nedir, bilen var mı??



Ekincik yolunu iki kere yürümüşlüğümüz var. Bu sene bidaa kısmet olur inşallah.


Süper kaktüsler.


Çarkıfelek çiçeği ( Pasiflora - doğru mu yazdım- çiçeği ) kökten çoğaltılırmış.


Dönüş yolu



Baba-kız şapka pozu.


Ada balık yakalıyor torbayla :-)




Dönüş geç oldu, yatıldı ve ertesi gün okuul.

Kalın sağlıcakla
Gezerek anne

4 yorum:

Tijen dedi ki...

Oh oh ne güzel gezi olmuş!

Meliha Duran dedi ki...

Erkenden kalkıp yemek yapan çalışkan anne :)
Hiç bu kadar güzel kaktüs görmemiştim...

Oglak Kizlari dedi ki...

Tijen,im,

Bekleriz.
Oldu billa.

Neşeli anne

Oglak Kizlari dedi ki...

Meliha,

Ben de.

Az daha kaktüssever anne