20 Şubat 2012 Pazartesi

Sevimli Dinazorlar- Tiyatro Alkış, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi

Merhaba,

Bu aralar ara vererek yazıyorum. Malum yoğunuz.

Pazar günü için Alev tiyatroya bilet almıştı, saat 12,06 trenine Candan ve Nil ile Süreyyaplaj in dan binerek düştük yollara. Tam zamanında merkez de olduk. Canan ve Alev kızları içeriye soktu ben kontes te dışarıda ki rahat koltuklarda oturarak onları bekledim.

Oradan, ver elini en yakın Starbucks ve gelsin dedikodular. Gülüşmeler, kart zamparaların hala varolduğunu görerek inanmamalar v.s. Demekki bu tipler hiç değişmiyor. Tek başına grantuvalet gelinip oturuluyor ve istisnasız tüm bayanlar jön jön kesiliyor. Kahveler bitti, zaman geldi, kızları almaya gittik. Jön e selam yola devam yani.

Çocuklar pek eğlenmişler, mutlu ve güzel suratları ile  çıktı tiyatrodan. İçeride resim çekmiş Canan, benim kız Canan, bu resimleri annemin blog una göndermeyi unutma olurmu demiş ya bitirdi beni.
Oradan, Moda da ki çocuk parkına. Ada kız bi düştüki orada. Allah tan usturuplu düştü.  Hava soğuk ama güneş vardı. Bol bol yürüdüler. Dönüşte karnım acıktı bile dediler. Buse yi tenzil ediyorum. Garibimde dişler dökülüyor ya, az olan iştahı da kapanmış farenin. E tabi ki Saray. Tavuk çorbası, döner ( sefil olduğunu belirtmeliyim, kardeşim ya tabağı küçültün yada posiyonu arttırın. Hiç güzel değildi, tabağı süpürmüş olabilirim ama açlıktan. Üstüne gelsin kaymaklı ekmek kadayıfı ve profitol.

Her iki tatlıda birer porsiyon söylenip paylaşıldı Ada ve Buse nin profiterol kavgasına ise tüm üst kat Saray müşterileri güldü.  Ya, yaaa diye bağırmalar, ağızlar dolu ama bir kaşık daha alma çabası. İsterik çığlıklar. Ada yı ilk defa böyle gördüm desem yeridir.




Tiyatro bitmiş, çocuklar sahnede kahramanlarla birlikte resim çektiriyorlar.


 
Çıkışta, merdivenler de.
 

Buse nin dişlere bakınız. Nazar değmesin.



 Burger King, çocuk menüsüne bir oyuncak vermiş ki, üfff .. çocuk tabi ister orada yemek.
Buse çok güzel idare etti Ada yı. Epeyi bir bu oyuncakla oynadılar.

Neyse, benim de planlarım oluyor tabi. Kızım Saray a girerken alıştığı gibi, dergi alıp yemek yerken okuyacakmıyız anne dedi. Hayır kızım bugün arkadaşın var dedim. Çantamda da kalemli ve keçeli kalem serisi bulundurmaya çalışıyorum



Buse anlatıyor bizimki itiraz ediyor.


Iki anne nin bitirdiği kadayıf, kaymak ın esamesi zor okunuyor. Karataayyyyy...



Ada ve Buse nin kapışarak yedikleri tatlı.



Klasik son. Sonra mı, kızımla keyifli bir yürüyüs ve Söğütlüçeşme. Banliyö trenleri seferden kalkınca çok üzüleceğiz. 18,14 te bindik. 18,40 da anneanne deydik. Trafik yok, tren sıcak, oturduk ohhh..

Ada kızı ı üşütmüşüm parkta oynarlarken herhalde. Burnu tıkandı ve akıyor. Otrivine ve Adaçayı kürüne başladık bakalım. Umarım hafif atlatırız. Bugün cimnastiğe de gittik. Öğretmeni burnunu silmiş, bizimki pek bir keyiflenmiş. Sağolsun Sevinç hoca.

Bu akşam Ada kız babasına soruyor, ne zaman emekli olacaksın baba. Ne yapacaksın kızım? Cevap;  hep oynarız o zaman. Pazar günü babayı göremedi ya, doyamıyor kızımcım.

Bu aralar Ada Winks bilgisayar oyununa bayılır halde. Günlük iki saat tv, yarım saat oyun. Bakalım.

Gezenti anne Çiğdem ve kızı Ada.




4 yorum:

Anonim dedi ki...

Pek bi keyifli gündü iyiki varsınız iyiki arkadaşlarımızsınızzz

Sevgiler
Alev & Buse ( Dişsiz) :)

Oglak Kizlari dedi ki...

Alev im,

Iyiki sizde varsınız.

04. Mart ta görüşmek üzere, yalnız akabinde biz uzayacağız. Cem baba caz yaptı da.

Operiz.

Kocaköylü anne Çiğdem

Ballı Cimcime dedi ki...

Hamarat annecik, prensesler ve herşey harika..

Afiyetler olsun, sevgiler:)

Oglak Kizlari dedi ki...

Allaha şükür Ballı Cimcime.

Şükreden anne Çiğdem