7 Haziran 2012 Perşembe

Sakıp Sabancı Müzesi - Rembrandt Çağdaşları Sergisi

Selaamm,

Yine geriden geliyoruz ama sağlık olsun.

Biz kızımla bugün sanatsal faliyetlerimizi arttırdık.
Biraz uzak oldu ama olsun. Şaziye hnm ın kızı Deniz bu yolun daha da ilerisine hergün gidip geliyor. Allah kolaylık versin.

Emirgan, Sakıp Sabancı Müzesi, Renbrandt ve Çağdaşları Sergisindeydik bugün.


Link; http://muze.sabanciuniv.edu/sayfa/guncel-sergiler

Saat 12,00 trenine binerek Haydarpaşa ya gittik oradan motor ile Karaköy e oradan otobüsle Beşiktaş a ve bir diğer otobüslede Emirgan a gittik. Çınaraltı durağında tam da müzenin giriş kapısınının karşısında indik. Saat 14,00 ü gösteriyordu. Müzeye ve resimlere hayran kaldık. Çıktığımızda saat 15,00 idi karnımızı hemen yanıbaşında ki Sütiş de doyurduk ve dönüş yolu; bu sefer otobüs, tramvay, motor ve tren. 18,00 de istasyonda tren den indik.

Araba ile gitmediğimize sevindik, otopark dolu ve yakın çevre otopark ları da dolu maalesef. Yine de çok sıcak havalarda araba ile gitmenizi ve arka tepelik, yokuş yerlere aracınızı parketmenizi önerebilirim. Hem böylece çok sakin ve sizi şaşırtacak sokak gezilerini de  programınıza dahil etmiş olursunuz.

Biz sağolsun Yaprak teyzemizin bize aldığı fırsat biletleri ile girdik. Bize bu fırsatı sağladığı için çok teşekkür ederiz.

Ammaaa eğer çocuğunuzla birlikte gidiyorsanız, ona refakat ettiğiniz için siz de ücretsiz giriyormuşssunuz. Her sergi için geçerli bir kural. Aklınızda bulunsun. Ne kadar hoş ve cezbedici bir çalışma değilmi, keşke devlet müzeleri de bu uygulamayı başlatsa.



Gidiş yolunda tren de bir ''şeytan arabası'' bulduk.  Ada epeyi bir oynadı, üfledi, yere düşürdü v.s.
Bir de yeni bir replik edindi Ada. Anne ben şimdi neyle oynayacağım.



Hergeçişimiz de çok ilgisini çeken tren. Haydi resmini çekelim bari dedim.


Motor a bindik gidiyoruz.


Tam inecekken bir hanım gelip Ada ya bu bileziği hediye etti. İçimden herhalde ücretlidir ama emrivaki yapmış olsa da alacağım dedim. Ne kadar borcumuz diye sordum;aa olur mu benim içimden geldi dedi. Yukarıda ki ve aşağıda ki bileklik. Sağolsun. Üstünde de nazar boncuğu yoktu ne iyi oldu. Siz de nazara inanırmısınız?




Atlı köşk ün, Sakıp Sabancı müzesinin girişinde ki, at heykeli. Ben heykel çok severim, benim çocukluğumda birçok yerde heykel vardı Istanbul da, şimdi maalesef yok.  Hatta geçenlerde, Maltepe deki, temizlik işçisine ait heykeli bile parçalamışlar. Ne istiyorlarsa heykelden, temizlik işçisi de yaşıyor ve hala görevinin başında üstelik.   


Ada kız müzenin içinde koşturdu, resimlere baktı. Benim göremediğim detayları gördü. Güvenlik görevlisi abilerin istisnasız hepsi çok sevdi Ada yı. Çok naziktiler, teşekkür ederiz samimi ilgilerine.


Ve müzenin hediyelik eşya ve kitap satan bölümü. Eskiden olmazdı bu tip yerler, yutdşında müze gezdiğimde hep hayıflanırdım neyse ki bizde de alası var artık. Benim gözlemlediğim kadarı ile Sadberk hanım müzesi başlatmıştı ilk. Üzerinde arapça yazılar bulunan sabunlara bayılmıştım.
Hala durur banyomda ki sabun kasesinde.

Esas komik olan, dükkanda hediyelik eşyalara bakarken, kahve fincanını düşürdüm kırdım iyimi.
Ada dedi ki ben dokunmadım, bende evet kızım benim hatam dedim ve ilgili bayana, şimdi ne yapacağız dedim. Kaç lira dedim. Sormaz olaydım; 275 Tl demez mi. Sonra da telefonla biryerle konuştuktan sonra sizden bu ücreti tahsil edeceğiz demezmi??

Ama hanımefendi, uyarı koymamışssınız, üstelik teşhir ürünü diye çamura yattım. Bir diğer hanımefendi de haklısınız dedi. O beş dakika içinde düşündüklerimi ve attığım teri siz düşünün.
Gümüş zarfı olan bir fincandı, herhalde o yüzden çok pahalı idi.  O beş dakika bitti ve hanım kızımız tamam problem yok biz karşılayacağız dedi. Ohhh çektim. Orada bulunan bayanlarda sağolsunlar, olması gereken buydu dediler. Bir alkış eksikti yani. Şükür. Tabi Ada kızın diline düştüm o ayrı.  



Bahçe ve manzara muhteşem di. Benim balkonda erken açan Yasemin ler buralarda yeni açıyor, Ihlamur bir harika. Devasa Çam ağaçları ( biliyorum, hepsi Çam diye adlandırılmıyor)  inanılmaz. Sabancı ailesini burada yaşadıkları, müze yapımına izin verdikleri ve paylaşımları için naçizane çok teşekkür ederim. Ada kız çimenler de bir aşağı bir yukarı koştu. Ana - kız buradan aşağıya yuvarlanmayı hayal ettik, yapsak mı diye gözlerimizin içine baktık. Ada kız hadi anne sen yaparsın diye gaz verdi bana ama bigünde bir heyecan yeter.



Çıkışta Sütiş ve bahçede yer yoktu. Üstelik haftaarası. Haftasonunu düşünemiyorum. Kapının önünde duran ''süt arabası'' da muhteşemdi. 


Ada kız bol taneli yarım çorba.


Ben, döner dürüm yedim.

 
Bir de bu sepetteki leziz üzümlü, cevizli, kayısılı ekmeği. Bu sepet ücretsiz miş. Paket ettirsemmi dedim ama ücretsiz olduğunu görünce yok artık dedim kendime.


Bir de vapur geçti mi şansıma.  Ohhh değmeyin keyfimize.
Dalyan da, Istanbul a dair tek özleyeceğim şey. Neyse bir maket almalıyım kendime.
( 1500-2000 Tl civarı) 

Dönüşte Ada kız otobüse dondurması ile bindi. Kabataş otobüsü denk geldi bindik. Iyi de oldu, inince tramvaya bindik ve Karaköy de inip, motorla Haydarpaşa ve ev.. Bu arada akbil doldurmak için artık heryerde makinalar var. Muhteşem.


Bir yolcu gemisi uğurlanıyordu limandan. Görüntüler çok hoştu. Ada kız la kavga ediyorduk o sırada o yüzden Ada kız keyfini çıkaramadı görüntünün. Bir saat huysuzluk etti. Sonra geçti allahtan. O ara uykusu geldi herhalde.

Yolcu gemisinin önünde çok güzel gözleri olan kocaman bir yılan resmi vardı. Aynı resimi Marmaris te dalıştan dönerken görmüştük. Aynı gemimiydi acaba?



Tren den inince, tuvalete gittik sonra da  bir kaave aldim Starbucks tan. O ara yağmur başlamış. Park hayal oldu. Ama Ada kız çok eğlendi.



Yağmurun altına gitti, sonra geri geldi. Islanmayı seiyor Ada.



Baksanıza keyfe, ayaklardan yerden kesik. Islanınca saçları düz oluyormuş. Tam tersi kızım, üstelik kıvırcık saç güzeldir. Yok ille düz saç. Komşunun çayırı meselesi yani.


Eve geldik. Ben bir kumaş pantalon giyince bende senin gibi giyeceğim dedi, tek aynı kumaş, Yıldız teyzesinin Mersin den getirdiği şalvardaydı. Bir tatlı oldu ki şalvarlı kızım. Teşekkürler Yıldız teyzesi.

Gördüğünüz gbi yağmur suyu daha bir kıvırcık yaptı saçını.


Bu da yörük kızı pozumuz.


Ben yemek hazırlarken o da özlediği odasında. Görüntü hoşuma gitti.

Gidiniz Sakıp Sabancı Müzesine. Resimler bir harika, sanki fotoğraf gibiler. Sabancı nın kendi kolleksiyonu da dönem sırası takip edilerek sıralanmış, en alt iki katta. Muhteşemdiler. Resimlerin yanında ki açıklamaları Ada kız a Ingilizce okudum. Dedimki, nasıl olsa Türkçe leri de onun için çok bir anlam teşkil etmiyor. Sonra resimlere bakarken, Ada ne güzel değil mi evler, insanlar detaylar diyince. Evet anne çok güzel, ''rich'' ''zengin'' insanlar dedin ya dedi. Kuzum benim.

Tabi ki, müzeye  bir de tek başına gitmek isterim Ama Ada kızın vizyonu için çok yararlı bir gezi oldu, tavsiye ederim.

Kısa bilgi için link; http://www.youtube.com/watch?v=G9cejHCX6Yo&feature=related

Kalın sağlıcakla.
Sanatsever anne Çiğdem






12 yorum:

asli@b dedi ki...

Günaydın Çiğdem'cim,

Ben nazara inanıyorum ama Ada toka dahil olmak üzere, üzerinde bir şey tutmadığı için ne yazık ki nazar boncuğu taşıyamıyoruz. Size hediye eden teyze de çok nazikmiş gerçekten.
Rembrandt'a ben de gitmek istiyorum, inşallah bitmeden bir fırsat bulabiliriz. Babalar günü sonrasında bir İstanbul planlıyoruz, tez zamanda görüşmek üzere, öpüyorum!

sarımutfak-hande dedi ki...

ne güzel gezmişsiniz bende bu müzeye gitmek istiyorum henüz fırsat bulamadım.maltepedeki heykelinde kırılmış halini gördüm üzüldüm ne diye kırarlar ki bi anlam veremedim buna

Oglak Kizlari dedi ki...

Aslı cım,

Hayır olsun diye aldık. Allah hepsine şifa versin çocuk hastaların.

Rembrandt 17 Haziran a kadar uzatılmış. Bilgine.

Haydi bakalım, inşallah görüşürüz.

Ada kız a selam yola devam.
Hala aynı bakıcı değil mi??

Meraklı anne Çiğdem

Oglak Kizlari dedi ki...

Hande,

Lütfen biran önce git. Yanına mutlaka sando ve kaave al. Manzara terası süper çünkü.

Maltepe deki heykel de. İşte milletim.

Umutsuz anne Çiğdem

zeymuran dedi ki...

canım tarıfı düzelttım:)teşekkur ederım uyarın ıcın cocukla tarıf eklemeye calısınca bazen hata olabılıyor

Oglak Kizlari dedi ki...

Olsun. Ne olacak ki, ben de yapıp dolaba koydum, bakalım kıvamı nasıl olacak.
Ellerine sağlık.

Kopyacı anne Çiğdem

O bir Anne dedi ki...

suana kadar gördüğüm en keyifli bloglardan biri..iyi ki bulmuşum sizi blogger annelerde...

çok severek okudum ve faydalandım yazınızdan...zevkle takip edeceğim.


bizede bekleriz bu arada;=)
mugeninlistesi.blogspot.com

CEPAYNASI dedi ki...

güzel bir gün olmuş belliki...
bende sizinle gezdim,
İstanbul'u çok özlediğimi farkettim:)
mutlu haftasonları.........

Oglak Kizlari dedi ki...

O bir anne,

Kabardım valla, tesekkür ederim.
Hemen iade-i ziyarete geliyorum.

Kıçı kalkmış anne Çiğdem

Oglak Kizlari dedi ki...

Cepaynası,

Atla gel, böyle diyince Ada kız At nerede anne diyordu eskiden.

Istanbul gezmeye gelince güzel olur. Sürekli yaşamak içinse kirli ve kaosu bol bir yer biliyosun.

Dertli anne Çiğdem

mine dedi ki...

ay yerim ben bu fıstığın kıvırlarını çok tatlı annesi maşallah
ne güzel bir gün
sergi bizim de gitmeyi çok istediklerimizdendi ama dr koşturmacaları ve sıcak yolumuzu kesti galiba : ) bir dahaki sefere diyeceğim komik olacak :)P
öpücükler

Oglak Kizlari dedi ki...

Mine cim,

Ye kıvırlarını kızımın.
Birde bir diğer gelişinde hem bu müzeye hem de Sadberk hanım müzesine git ltf.

Tavsiyeci anne Çiğdem