Geçen sabahlardan birinde spor yaparken rastladım film kanallarının birinde bu filme.

Ben beğendim ve değişik buldum. Bizde olmayan ( sanıyorum ) bir meslek grubununa mensup değişik ve haydut karekterli birilerini anlatıyor film. Biri bayan ve filmin sonunda gerçek Domino yu gösterdiler sanki.
Evet, evet Domino Harvey in hayat hikayesiymiş. Babası da filmde ki gibi gerçekten aktörmüş.
Filmi ben beğendim ama eleştirmenler pek beğenmemiş. Bence Keira Knightley çok güzel kotarmış rolünü. İlk başta tanımadım bile.

Çok zayıf, hala çok zayıf. Karaip Korsanları ndan ve bir diğer adını hatırlamadığım şaşalı bir İngiliz filmden çok iyi hatırlıyorum onu. Sevimli ve yetenekli bence.
Mickey Rourke her zaman döktüren bir oyuncu, bu filmde de öyle. Artık hangi tiplere girdiğini ben bile karıştırıyorum. Bir de adam küllerinden yeniden doğdu. Gerçi çok genç ve güzel manken karısını hırpalamıştı bayağı, kızgınım kendisine amma elden ne gelir. Adam başarılı.

Birde, Edgar Ramirez, yakışıklımız var. Soyunana kadar dikkat çekmiyor ama bir vücut ve onun için yazılmış bir bölüm var, orada bayağı ilahlaşıyor. Yani kadın kahramanın gözünde demek istiyorum !
Tamam göze batarak yapılıyor ama yine de olmuş işte.

Tony Scott da yönetmiş filmi. Başarılı.
Ben kolay bir izleyiciyim, yönetmenin her numarasını yuttum ve beğendim filmi.
Buyrun gerçek Domino Harvey'e, sanırım bizim ülkemizde bu mesleği mafya yada tefeciler yapıyor.

Anne rolünde ki Bisset e bayıldım.

Biz yarın 06,30 Dalaman yolcusuyuz. Cuma ya görüşürüz. Vakit bulursam oradan da yayın yaparım.
Yolcu, anne Çiğdem





