Oradan buradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oradan buradan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2013 Pazartesi

Oradan buradan.

Iyi akşamlar,

Çok ara veriyorum biliyorum.
Çözeceğim bu işi yakında.
Şikayet edenler yakında pek yakında eski rutinime döneceğimdir.

Oyle çok yazacak şey var ki.

Oradan buradan yapayım, yoksa günü yakalamak mümkün olmayacak;

Ada kız dan inciler;

Geçen sabah Ada ya sütünü soğuk verdim, bir eda ile ''mükemmellll, teşekkürler '' diyişi vardı ki, evlere şenlik.

Bir başka gün okuldan çıktık, bisikletin arkasında günün kritiğini yapıyor Ada. O ara Ingilizce, aman sıkı tutun dedim. O da bana cevap verdi; I am ''tutting'' mummy ve sonra başladı gülmeye ''tuting'' dedim anne, tuting..  Artık daha çok farkında dilin. Burada çevresinde bir sürü dil uçuşuyor tabi.
Yakında ona özel Ingilizce konuşan abla da işe başlayacak ve umarım Ada daha seri konuşmaya başlayacak. Amin.

Bahçedeyiz, köpeğimiz Poyraz, koku bırakmak için oraya buraya çiş yapıyor. Ada ne dese beğenirsiniz; Aaa anne bak Poyraz da ayaklarını üşütmüş, sık sık çiş yapıyor.
Poyraz bu kış bizim bakacağımız komşumuz Alman çiftin pek özgür  takılan köpeği. Pek nazlı bir erkek. Hem de bize köpek bakımı nasıl olur tecrübesi olacak.

Ada kız heceleyerek yazı yazıyor, Cem ile çalışıyorlar, benim geldiğimi  görünce anne bak meşhur 
Talat bu, sanırım sonra da bu ( resmi gösteriyor) Ali meşhur olacak. :-)

Yine ders çalışıyorlar; o anda Cem ''Atilla'' ismini okumasını istiyor ama Ada bir türlü çıkaramıyor. O anda bilmeden gelen ben,  şimdi hatırlamadığım bir konu yüzünden kızdım Ada ya. Ağlamaya başladı, şaşıran Cem de sordu kızım niye ağlıyorsun bir okumadın Atilla yı. Ada birden susar ve Atilla mı o diye muzipçe sorar. E tabi kızım Hap ın kardeşi de Atilla ya, hani Buse nin dayısı. Ben de her fırsatta aman hatırlasın diye kolay birşeyler bulmaya çalışıyorum. Cem de Itfaiyenin ''i'' si diyor mesela.
Helak oluyoruz yaw. Ama Ada kız ın da maşallahı var, bizi üzmüyor. Umarım tüm okul hayatı böyle sorumlu bir öğrenci olur. Bugün ''o'' öğrenmişler. Otel yazmayı kendi düşünmüş. Pek bir gururlandı.

Yine bahçedeyiz, ortalık genelde ıssız buralarda fakat o gün karşı ''apart''  ın bahçesinde çocuklar oynuyorlar. Ben de kalktım bakınıyorum, aklımda Ada gitsin orada oynasın, yeni arkadaşlar edinsin olayı var. Tam da o anda Ada dan bir cümle; o çocuklarla oynayacağımı aklından bile geçirme. ( Don't you even think about ) tan çeviriyor.

Burada okul da çocukları komple kontrol ediyorlar. Mesela bugün dişçi gelmiş, kızımda çürük yok ama lekeler var. Maalesef konu hakkında eni fikir yada çözüm yok. Ada nın bir sınıf arkadaşının ağzında 10 tane evet 10 tane çürük varmış. Vahim. 3 kişi de çürük yokmuş; Ada da onlardan biri, sınıf onları alkışlamış. Ah bir de yavrumun dişleri siyah olmasa.

Bugün gazetede bir haber okudum. Birsürü güzel kız çıkarıyormuş Venezuella. Tam moralim bozulurken devamında hepsinin estetik güzeli olduğu ve ülkede ki cansız mankenlerin bile estekli olarak imal edildikleri haberi vardı. Nasıl sevindim anlatamam, benim bok atmama bile gerek kalmadı güzel kızlara. Ehi...

Bu arada Aslı cım, teşekkür ederim bana bu ''Pucca günlük''  ablayı tanıştırdığın için hem gazete hem de blog yazılarını keyifle takip ediyorum.

Dalyan da  nehir üstünde hem gezdirip hem de lokanta olan tekne yok. Ya da kıyıya bağlı tekne restaurant yok. Girişimcilerin dikkatine. Niye mi paylaşıyorum ee ben de sermaye yok. Belki duyan birileri yapar.

Çocuklar ile aktiviteleri de Sonja hallediyor başarıyla. Ada kız bugün elişi dersine katıldı mesela. Kirpi yapmışlar. Bugün planımız dahilinde değildi ama Ada kız gitmek istedi e neden olmasın. Haftasonlarıda kendi yaşıtları ile yürüyüşlere katılıyor. Çok güzel fotoğraflar çekip paylaşıyor Sonja. Sağolsun. Sonrasında yine Cumartesi günleri saat 14 te okulda Drama dersine katılıyor. Yani biz eski hayatımıza yavaş yavaş dönüyoruz burada. Ada kız ama anne evde oturalım biraz demeye başladı son iki haftadır :-)

Yaptığım kiş ler de bayağı güzel oldu. Hatırlayan olursa bir günlük bir kursa katılmıştım şimdi kapanan Chocolate de.


Pazardan tatlı mı tatlı bir teyzemden alıyorum yeşillikleri. Bu hafta nefis tere aldım mesela ek olarak. Rokalar tadından yenmiyor. Ispanağı ayıklayıp kavurdum, soğan v.s. işte. Sonra içine biraz süt ve süt kaymağı ekledim. Tuz ve baharatlar attım.

Bu arada sütü artık, sabahları önümden geçen ve otlamaya giden iki yerli sarı inekten alıyorum. Bir de sevimli ve meraklılar ki. Ineklerin sahibi yumurta ve yeşillik de getirdi geçen hafta ıhm...


Kiş in hamuru; 190 gr un, 80 gr tereyağ yoğruluyor. Mixer de de yapabilirsiniz. Ekmek kırıntısı gibi birbirini tutmayan bir hamur oluyor.  1 yumurta sarısı ve 4 yemek kaşığı soğuk su ekleyip birazda karbonat tekrar yoğuruyorsunuz ve hoop toplanıyor hamur. Ben buzdolabında bekletmedim. Isteyen bir 20 dk koyabilir.


Hamuru 26 cm lik kabınıza göre açıp yerleştirip, çatalla deliyor ve üzerine tekrar yağlı kağıtla kaplayıp pişmemiş nohutları döküp fırına veriyorsunuz. 180 derecede 12 dk filan. Çok pişmeyecek.


üstüne cıvık iç malzemenizi ekleyip hoop fırına. 20 dk veya 15.  dakikadan sonra kontrollü olarak pişiriyorsunuz. Sonuç; süper.


Sonra bir de pırasa lısını yaptım. Arzu üst üste kiş mi olur canım dedi kızdı ama olsun. :-)
Ben de bu akşam kıymalı bizim usul pırasa yaptım, yanına da beyaz pilav ve salata. Ada kız ıhmm diyerek onu da yedi, maşallah. Arzuuuuuuu..


Yine pırasa az soğanla kavrulur.


Bu iş için saklanan nohutlar yine kullanılır.




Sonuç. Mükemmel. Ada kız, anne yediğim en güzel pırasa dedi. Daha ne olsun.
Bu kiş in iç malzemesine kaşar peynir de ekledim.

Daha uzatmiyim, sizi sıkmayayım.
Aaa birde bugün Adana ya kenger mayası yolladım. Umarım güzel tutar yoğurtları.

Kalın sağlıcakla.
Nejat Uygur a bir Fatiha.

Bahadır bey e selam yola devam diyen anne


25 Eylül 2013 Çarşamba

Herşeyden biraz.

Merhaba,

Öyle çok ara veriyorum ki yazmaya, ha bugün ha yarın derken bir bakıyorum üç-beş gün geçmiş. Yapacak , yapılan birçokşey ve yazılacak o kadar çok yazı var ki, hepsi de keyif veren şeyler.

Derdimiz bu olsun.

Bir de Ada kız öğlen yemeğine eve geliyor ya, e üç öğün düzgün yemek yapmak gerekiyor. Hasbam bir yediğini diğer öğünde yemiyor. Kızmıyorum çünkü ben alıştırdım onu böyle.

Bu arada aldığımız organik tavuğu beğendik. Suyu muhteşem oldu ve eti hakikaten bizim o yediğimiz pufidik etler gibi değil. Sert, kopmuyor. Kart da diyemeyiz çünkü bayağı küçüktü. Hala 30 Tl pahalı diye düşünüyorum, bakalım. Terbiyeli çorbasını yaptım, kızım; annneee lokanta çorbaları gibi olmuş tadı dedi. Hadi oradan ''sefil'' dedim.

Bi de arada ''mürdüm eriği''  kuruttum. Bir haftadan sonra tuzlu suya batırıp çıkartım iki gün daha kuruttum. Güzel oldu haberiniz olsun. Hedef portakal kurutmak.

Bugün bizi sağlık ocağından çağırdılar; boy ve kilo ölçmek için. Ada kız 114 cm ve 19 kg. Kafa ölçüsüde 53 yani doğum daki boyu, şimdi kafa çevre ölçüsü olmuş.

Boncuk döndü bu arada. Zeytin ve Boncuk ailemize tekrar katıldılar.

Zeytin in patisinde bir problem var, şişmiş ve üstüne çok rahat basamıyor. Burada  Dave adında bir bey var, o kedileri toplayıp; 5 kedi 100 pound u veterinere vererek onları kısırlaştırıyor. Önce Cem ''hayır'' , kedilerin doğasına aykırı dedi ama onu ikna ettim. Zeytin kısırlaştırma işlemine tabi tutulacak ve bir antibiyorik iğneside yer herhalde patisi için.

Çünkü dokundurtmuyor, patisine.

Kontrolsüz çoğalınca burada hayvanları sanırım zehirliyorlar, görmedim ama hikayeler duyuyorum. Kısırlaştırıp, yavaş yavaş normal bir populasyona gelmeleri bence daha iyi.



Zeytin i yakalayamıyoruz. Mamasını bu kabın içine koyduk, o girdi çıktı, bir tek mama aldı ve bu sırada yakalanmadı  iyimi, bakalım yarın sabah neler olacak.




Ve Zeytin in bu sabah ki hali. Güneşleniyor abimiz. Panter gibi pozlar verdi zibidi.

Bu da kızımın sabah pozu.
Dişlerinde ki siyahlıklardan kurtulamıyoruz. Yeni dişlerde de var. Akupunktur yöntemleri önerdiler, bakalım. Yabancı litaratürüde tarıyorum, nedeni yok, çözümü yok. Nasıl bir iş nalyamıyorum.


ve yeni başladığım kitaplar; Bir tanesi zaten başucu kitabımdı, Permakültüre giriş te öyle olacak herhalde.


Cuma günleri bazen Ortaca pazarına gidiyoruz. Kadıköy kadar mesafede ama gitmek 10 dk sürmüyor. Dönüşte başka bir yoldan gelelim dedik; aman ne güzel ne yeşillik bir yol anlatamam. Ortaca gözümde hep çirkin bir ilçeydi ama artık öyle değil. Dönüş yolunda asfaltın ortasında bu arkadaşı gördük



önce hayret ettik, aa.. ne işi var burada diye sonra kenardaki sulama kanallarını hatırladık ve gördük.


yengeçte herhalde pazardan geliyordu.



evinin de şu koca delik olduğunu düşündük. Rastgele yengeç kardeş.

Bisiklete binerken ve ara yollarda hep tarlalarda kullanılan ilaç reklamları görüyoruz. Üzülerek söylüyorum, ilaçsız hiçbişi yok.




Gerçi bilmeden yazıyorum tabi. Bunlar besin (N,P,K ) gibi gözüküyor ama... öyle derin konular ki.

İşi ilgililere bırakıyorum ama ben kendi bahçemde, dededen kalma yöntemleri deneme amacındayım diyorum, bakalım.

Çok dağıldı konular. Ne yazacağım ben etikete.

Kalın sağlıcakla
Şaşkın anne



9 Ocak 2012 Pazartesi

Çocuk tiyatrosu- Maltepe

Merhaba,

Ne yoğunuz, ne yoğunuz. O kadar yoğunuz ki, yazamıyoruz.

Ada kız la kasaba gittik geçengün, Hindi alalim istedim. Severim ben. Yılbaşından kalan Kandıra hindileriymiş. İki but rica ettim, Ada sordu, anne bu nedir; Hindi kızım, hımm.. hani kızım geçengün Kınalı Ada ya gitmiştik, orada tavuklarla birlikte yürüyen ve glu glu yapan hayvanlar vardı ya, aa evet annecim, hah işte onlar. Bizimki hemen ağzını kapattı, ben yemem o zaman dedi. Nasıl?

Efenim hindi suyundan terbiyeli çorba yaptım, içinde hindi parçaları yüzen. Süper oldu. Yanınada hindili beyaz pilav ve ayran. Süper.

İpek hanım çiftliğinden aldığımız yumurtalar ve kekikli pekmez harika. Tavsiye ederim. Link;
Toz kırmızı biber inanılmaz. Küllü zeytin rüya gibi, Ada 15 tane yedi hemde akşam yemeğinde.

http://www.ipekhanim.com/ipek_hanim_ciftligi/ciftlige_giris.html

Cumartesi günü, Grandhouse da yeni başlayan tiyatroya gittik. Ocak ayı boyunca her Cumartesi, Pazar iki oyun dönecek biri Yumurtam Sıcak, diğeri Süper Babanne. Bilet fiyatı 10 Tl. Başlangıç saati 12,00. Sahne küçük ve samimi. Ustelik arabayla değil yürüyerek yuppppiii. Ada kız tiyatro seyretti ben de kitap okudum dışarıda. Aradabir de içeriye girip baktım, kontrol ettim. Çok kalabalık değildi ama az insan da yoktu. Kapımıza gelen broşürle haberdar olduk etkinlikten. Ada kız şarkıları da pek begendi..



Cumartesi akşamı, Ada kız büyükannesinde kaldı. Ertesi gün bana; anne biliyormusun ben büyükannemde uyurken hiç kötü rüya görmedim. Aaa ne güzel kızım. Niye biliyomusun, niye meleğim? Çünkü biz dua ettik ve kötü cadi ve diğerleri!! rüyama gelmediler. Tamam kızım bundan böyle bizde dua edelim, kötü rüya görme. Kiki den öğreneceğiz dua içeriğini ve aynı duaya devam edeceğiz. Manaviyat çok önemli.

Kızımla bir sabah, Maltepe-Beşçeşmeler deki tarihi taşfırın simitçi de kahvaltı ettik. Kızım Aysun un peyniri ve şokella ile kendisine bomba hazırladı ve yarım simidi lüfüşledi. Diğer yarısını da ben tabiki. Birde yoğurtlu bir tatlı. Şamkurabiyesi ne benziyordu tadı. Güya yarısını yiyecektim ama
tamamı gitti. Ohh sefamız olsun.






Ne diyor Karatay; 2, kitaba okuyorum, arada alıntı yapmassam olmaz.

Hafif depresyon geçirenler; ilaç almayı kessinler, çünkü bu kısır döngüye dönüşüyor. Bu haplar vücut yağlarını arttırıp kilo almaya neden oluyor. Karaciğer ve pankreas yağlanması başlıyor ve kişide morak bozukluğuna neden olup, depresyonu körüklüyor. Yeme isteğini de yol açar çünkü beyinde ki doyma merkezini etkiliyorlar.

Bel ve diz ağrıları başta olmak üzere hemen bütün hastalıkların temeli hareketsizliktir.

Bu ağrılar hareket ettikten veya sıcak su banyosundan sonra genelde yok olur. Bu yüzden Ingiltere de uzun süre yatakta kalan hastalarınaltına hakiki koyun postu serilir. Siirt te üretilen tiftik veya saf yün battaniyesini alıp yatak çarşafınızın altına sererek (yaz ve kış) kronik ağrılarınızı hafifletebilirsiniz.

Altın çilek atropindir ve atropin de tansiyonu olanlar ve kalp hastaları için fazlasıyla tehlikelidir.

Bu alıntılarım zaman zaman devam edecektir efem.

 


Bu arada TRT -OKUL diye bir kanalda Ingilizce dersler başladı. Hergün saat 12,00 ve 13,00 arası sanırım. Ada kız ı salonda oynatıp, tv yi arkasında açık bırakıyorum. Umarım yararı olur.

Cuma günü Belgin e davetliydik. Harika kestaneli pilav ve ıspanaklı pasta yedik. Ihmmm... çocuklar da çok güzel oynadılar. Hazal ablalarının etkileri büyüktü tabi. Ellerine sağlık Belgin. Nurhayat ta bize deterjan dersleri verdi sağolsun. Pek yakında detaylar buradaaaa..

Bugün cimnastik günümüz.
Yemek yapar gideriz. Menü mü, kurufasülye ve bulgur pilavıııı. Ayran. Aysun un sütü sağolsun.


Sevgiler

Yoğun anne Çiğdem