Merhaba,
Nermin ciğimden aldığım buğday durup duruuydu ( yerel dil)
Buğday salatasını seviyorum, Karatay yaşam stilinde de ekmek yok amma, çoluğum çocuğum güzel ekmek yemesinler mi a canım. E.. zaten arada ben de yiyorum ekmek, neden dışarı ekmeği olsun. Dedim. Dedimmm.
İstanbul a kargo işi çıkınca haydi önce Ortaca, Yurtiçi kargo ya, sonra da Beyobası na dedim.
Kalktık gittik. Hava da Yaz, tam deniz havası. Bize değirmen havası oldu o ayrı :-)
Yollar, manzaralar hiç değişmez hep harkulade. Pislik hep aynı, diz boyu. Mahvediyoruz şu yaşadığımız muhteşem doğal ortamı.
Değirmenin yolunu da hiç şaşırmadım. Navigasyon süper.
Çok hoş ve sıcak bir karşılama, sohbet başlar, tabi öğütme işi de.
Cem de bayıldı ortama, makina çıktı ortaya.
Ah o kokuyu anlatabilsem size.
Yeni taş sırasını bekliyor hala değişmemiş.
Değişmesin zaten, yenisini nereden alacaklar.
Problemm.
Sihir, kutsallık, farkındalık.
Değirmen diyip geçmeyin, insanın duygularıyla oynuyor. Pozitif yönde tabi.
Ada kız da kendi hayvanlar alemin de,
Sonun da yaklaştı nazlı, ürkek keçilere.
Yakışıklı oğlan değil mi?
Yaban mersini buldum, bir tanesini keçiye verdim. Sonra Ada gidip kendi topladı ve keçi arkadaş buna bayıldı.
Yok böyle birşey.
Maşallah.
Aaaa.. yumurtaları niye almıyorsunuz. Toplayınız. Cevap; Ah kızım o yumurtalar orada kalmalı yoksa tavuklar nereye yumurta yapacaklarını bilemezler.
Yer belirleyici ''yumurta'' onlar akıllı şehirliler.
Keçilerin ilgisi tabiki, Ada yı daha çok yaban mersini toplamaya itti. Henüz tatları kekremsi, tam olunca meyveler, tadı tatlı olur dedi değirmenci dayı. Ağaçtan düşen bir ayva yı da kaptım, haber de ettim dayıya.
O arada unlar da hazır oluyor.
Tavuk arkadaşların evleri.
Daha çok ev. Kalabalıklar tabi.
Değirmenin içinden geçen su, çok hızlıca dışarıya akıyor. Arada böyle hava penceresi açmışlar, önünde durunca sanki havalandırma gibi nasıl bir hava akımı var inanılmaz.
Keçilerde bunu farketmiş, zaman zaman gelip hava akımının önünde serinliyorlar.
Bir diğer havalandırma da bu oturma alanının altında, akıllıca değil mi.
Profesyonelleştik, kaptan veriyoruz otları v.s.
Hem eğlendik, hem de mis gibi unumuz oldu. Yerel tohum, eski su değirmeni o lallalalalllaa...
Arzu, ''ekşi mayayı'' hazırlayayım ekmek de gelir. Hava da tam maya kurmalık, şeker gibi, ne çok soğuk ne çok sıcak.
Kalın sağlıcakla
8 Ekim 2014 Çarşamba
Beyobası, eski su değirmeni maceramız 2
Etiketler:krem,CrocuS, ağrıma derman
Dalyan gezileri,
Dalyan gezileri - Beyobası değirmen
3 Ekim 2014 Cuma
Dalyan gezileri- Hayıtlıöz bisikletle.
Merhaba,
Ne yaptık, yazmaya ara verdik. Olsun, kaldığımız yerden devam. Fethiye de bir İngiliz pazar ına katıldık. Kadın el emeği, kek börek filan. Giderken keyfim yoktu, üşüdüm de. Saliha beni uyarmasa daha da üşüyecektim o ayrı. Allahtan, çorap al, hırka al diyip durdu da beni daha da hasta olmaktan kurtardı.
Ertesi gün de Cem ile çok güzel bir Hayırlıöz bisiklet turu yaptık. 40 km, e Ada ya da yetişeceğiz diye molalar çok kısa oldu. Hatta mola olmayınca, uzun zamandır da bu kadar yokuşlu bir bisiklet turu yapmayınca, e ham yakalandım tabi. Turun sonuna doğru baş ağrım geri döndü, acaba tansiyonum mu çıktı dedim, ne oluyor dedim. Eve geldik, zor duş aldım ve küt, yatış o yatış. I pad a bile bakamadım o kadar diyim size :-)
Sanki çiş yapar gibi ama onun dışında süper değil mi.
Çıktığımızda hava serin di. Güzeldi ama dönüşte bayağı bir güneşte kaldık.
Doğa muhteşem. İnsanlar ortalığı çöp yığınına çevirmişler ama ona rağmen harkulade.
Hani insan keyiften çatlayarak mı bisiklete biner. Off ki off, harika.
Bir de yanım da eşim var. Keyif ikiye katlanıyor.
Su günün heranı ayrı manzara sunuyor.
Ghost larımız.
Yokuş hiç bitmedi, yahu yokuş yukarı düşük vitesteki bisikletle kalkış yapmak ne kadar zor. Unutmuşum. Öldük gülmekten.
Sanırım Pinyar dedikleri ağaç bu. Muhteşem.
Geldik Hayıtlıöz e. İztuzu yolundan sapıp gidliyor ve İztuzu na tepeden bakan, harika manzarası olan bir köy.
Harkulade evler var. Hepsi yabancı tabi, biz de nerede o para. Üzülüyormuyuz, hayırrrr.
Birkaç evin manzarası böyle. havuzlarıda bu manzaraya karşı. Offf ki off.
Iyi çıkmışım ha?? hastalıktan üç beş saat önce :-)
Bir iki kilo daha gitse fena olmaz.
Bugün bozdum hatta son bir haftadır sıkı uygulamıyorum Karatay yaşam stilini o yüzden hala 53,9 kg mım.
selfieeee
saçlarımı ben örüyorum. Artık kolum ağrımıyor, alıştı.
Harkulade zeytin ağacı. Yakının da bir ev var kiralık. Villa Rüyam. Kaunos ve Simpson travel tarafından pazarlıyor. Bir bakmalısınız. Pahalı ama bence bir hafta kalınır. Gündüzü ayrı, gecesi ayrı keyif olur. 8 yatak, dolayısıyla iki hatta üç aile ve bu da reklam gibi oldu ama çoook hoş bir yer.
Loto dan para çıksa bitiremezmişiz. Yaşar a selam yola devam.
Kaya mezarlarını es geçmeyelim dedim, girdik tarlaya. Sonra gördük ki, düzgün bir yol da varmış.
Yol üstün de bir tane daha gördük ama oraya girmedik.
Kızım canım ''nar'' çekti demişti. E aldık 3 tane.
Bu post Yaşar lı bir post olacak. O kadar çok tarihi yerimiz var ki kıymetini bilmiyoruz, vallahi de bilmiyoruz. Cem de diyor ki, bu kral fakirmiş herhalde :-)
Ardıç mı, bi,len var mı??
Tadı güzel değildi ama belliki ...
Öğrendim, ''yaban mersini'' beyaz türüymüş.
Mısırlar toplanmış, ardında böyle güzel bir manzara kalmış.
Sonra Ortaca ya yakın sanayinin arkasından çıkan kestirme yoldan giderek, oradan da Kemaliye nin arkasından kanal kenarından eve geldik. Yemek yedik, duş aldık ben yatağa Cem de Ada yı almaya gitti.
İşte böyle bir gezi daha bitti.
Ertesi gün Cem yine bisikletle Eski Köyceğiz e filan gitti ama benim aklım kalsa da gidemedim.
Iyi bayramlar.
Kalın sağlıcakla
Birazcık hasta anne.
Ne yaptık, yazmaya ara verdik. Olsun, kaldığımız yerden devam. Fethiye de bir İngiliz pazar ına katıldık. Kadın el emeği, kek börek filan. Giderken keyfim yoktu, üşüdüm de. Saliha beni uyarmasa daha da üşüyecektim o ayrı. Allahtan, çorap al, hırka al diyip durdu da beni daha da hasta olmaktan kurtardı.
Ertesi gün de Cem ile çok güzel bir Hayırlıöz bisiklet turu yaptık. 40 km, e Ada ya da yetişeceğiz diye molalar çok kısa oldu. Hatta mola olmayınca, uzun zamandır da bu kadar yokuşlu bir bisiklet turu yapmayınca, e ham yakalandım tabi. Turun sonuna doğru baş ağrım geri döndü, acaba tansiyonum mu çıktı dedim, ne oluyor dedim. Eve geldik, zor duş aldım ve küt, yatış o yatış. I pad a bile bakamadım o kadar diyim size :-)
Sanki çiş yapar gibi ama onun dışında süper değil mi.
Çıktığımızda hava serin di. Güzeldi ama dönüşte bayağı bir güneşte kaldık.
Doğa muhteşem. İnsanlar ortalığı çöp yığınına çevirmişler ama ona rağmen harkulade.
Hani insan keyiften çatlayarak mı bisiklete biner. Off ki off, harika.
Bir de yanım da eşim var. Keyif ikiye katlanıyor.
Su günün heranı ayrı manzara sunuyor.
Ghost larımız.
Yokuş hiç bitmedi, yahu yokuş yukarı düşük vitesteki bisikletle kalkış yapmak ne kadar zor. Unutmuşum. Öldük gülmekten.
Sanırım Pinyar dedikleri ağaç bu. Muhteşem.
Geldik Hayıtlıöz e. İztuzu yolundan sapıp gidliyor ve İztuzu na tepeden bakan, harika manzarası olan bir köy.
Harkulade evler var. Hepsi yabancı tabi, biz de nerede o para. Üzülüyormuyuz, hayırrrr.
Birkaç evin manzarası böyle. havuzlarıda bu manzaraya karşı. Offf ki off.
Iyi çıkmışım ha?? hastalıktan üç beş saat önce :-)
Bir iki kilo daha gitse fena olmaz.
Bugün bozdum hatta son bir haftadır sıkı uygulamıyorum Karatay yaşam stilini o yüzden hala 53,9 kg mım.
selfieeee
saçlarımı ben örüyorum. Artık kolum ağrımıyor, alıştı.
Harkulade zeytin ağacı. Yakının da bir ev var kiralık. Villa Rüyam. Kaunos ve Simpson travel tarafından pazarlıyor. Bir bakmalısınız. Pahalı ama bence bir hafta kalınır. Gündüzü ayrı, gecesi ayrı keyif olur. 8 yatak, dolayısıyla iki hatta üç aile ve bu da reklam gibi oldu ama çoook hoş bir yer.
Loto dan para çıksa bitiremezmişiz. Yaşar a selam yola devam.
Kaya mezarlarını es geçmeyelim dedim, girdik tarlaya. Sonra gördük ki, düzgün bir yol da varmış.
Yol üstün de bir tane daha gördük ama oraya girmedik.
Kızım canım ''nar'' çekti demişti. E aldık 3 tane.
Bu post Yaşar lı bir post olacak. O kadar çok tarihi yerimiz var ki kıymetini bilmiyoruz, vallahi de bilmiyoruz. Cem de diyor ki, bu kral fakirmiş herhalde :-)
Ardıç mı, bi,len var mı??
Tadı güzel değildi ama belliki ...
Öğrendim, ''yaban mersini'' beyaz türüymüş.
Mısırlar toplanmış, ardında böyle güzel bir manzara kalmış.
Sonra Ortaca ya yakın sanayinin arkasından çıkan kestirme yoldan giderek, oradan da Kemaliye nin arkasından kanal kenarından eve geldik. Yemek yedik, duş aldık ben yatağa Cem de Ada yı almaya gitti.
İşte böyle bir gezi daha bitti.
Ertesi gün Cem yine bisikletle Eski Köyceğiz e filan gitti ama benim aklım kalsa da gidemedim.
Iyi bayramlar.
Kalın sağlıcakla
Birazcık hasta anne.
Etiketler:krem,CrocuS, ağrıma derman
Dalyan gezileri,
Dalyan gezileri - Hayıtözü
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























































