15 Aralık 2011 Perşembe

Ay büyürken Uyuyamam

Günaydın,

Bakınız Necati Cumali bey, Ay büyürken uyku uyuyamam demiyor. Ay büyürken uyuyamam diyor.
Uyku uyumak dilimize iyice yerleşti bence yanlış. Full-dolu da kullanılıyor, o da yanlış. ( Canan kulakların çınlasın.)



Zekiye anne haftada bir bize gelip Ada ya bakarim diyince, ben bu fikirin üstüne atladim tabi. Sağolsun, varolsun. Saat 15,30 a kadar vaktim vardi. Önce kahvaltı, ardından film ve pazar yaparak eve canhıraş 15,15 de döndüm.

Sabah o ara tesadüf arayan Yasemin ile güzeeel ama acele bir simit-çay kahvaltı yaptık. Aralık 14 ve biz dışarıda yedik. Eski simit fırınını Yasemin bilmiyormuş, ögrendi, begendi. Sonra koşturarak Canan ile buluşmaya ve ver elini Kozzy. İstediğim filmi ya Canan seyretmiş ya da Kozzy de yoktu. Böylece ''Ay büyürken uyuyamam'' filmine girdik. Benim beğenmediğim çok az film vardır, bu da onlardan biri olarak kayırlara geçecek.

Şerif Gören, 15 yıl sonra dönmüş ama bence ( uzman diilim) eski Türk filmleri gibi çekmiş filmi. Kopukluklar var, benim gibi filmi- genelde - ağzı açık izleyen bir seyircinin bile farkedebileceği kopukluklar. Ayrıca senaryoda da eksiklikler ve bu zamana göre gerilikler var. Bence biraz daha çağa uydurulmalı yada zamanımızda geçiyor gibi kurgulanmamalıydı film. Görüntüler hoş, ses yine iyi değildi. Mavi denilen karekter neden öyle acaip konuşuyordu anlaşılmaz, birçoğunu duyamadım bile.

Karekterleri de yeterince diyaloga katmamışlar. Oyuncularla ilgili bir söyleyeceğim yok, sonuçta iş yönetmen de biter.

Erkek seyirciler için görüntüler hoş. Kadının içinde olan cilve hoppalık yine toplumumuz anenelerine uygun olarak - kızım var artık o cilvelerin doğuştan geldiğini biliyorum - perdeye yansıtılmış. Din ve toplum, karşıt görüşler ve bu fikirlerin nasıl karşılaştıkları iyi yönde - filmin sonuna bakarak - irdelenmiş. Kitapta bu konu nasıl işleniyordu  hatırlamıyorum açıkçası.

Kitabını daha önce okumuştum ve aklımda kalan kitaplardan birisi. Oykülerin daha rahat geçişler yaptığı ve sex oyunları-gelenekler, dini inanışları, bazen yanlışları irdeleyen bir kitaptı. Ortaokuldaydım ve beni çok heyecanlandırmıştı kitap. Bence Film olmamış, en azından Necati Cumali nin demek istediği gibi olmamış. Onun penceresinden bakamamış Şerif Gören bence. Kitabı edinip okumanızı tavsiye ederim.

Filmsever anne Çiğdem


4 yorum:

Yıldız dedi ki...

hmmmm
teşekürler tavsiyen için ilk fırsatta okumalı :))

Oglak Kizlari dedi ki...

Okurken çok da haifife almamalı. Sonuçta tarih tekerrürden ibaret!!

Yorumcu anne Çİğdem

mine dedi ki...

bir günün kendine ait olması çok güzel olmuş bu arada ben ne zamandır sinemaya gitmiyorum ne ayıp değil mi

Oglak Kizlari dedi ki...

Mine,

Aaaa bu yazı senin için uyarı niteliğinde olsun.

Hemen git ltf.

Sinema diyen anne Çiğdem