18 Aralık 2012 Salı

Zencefil mucizesi.

Merhaba,

Neden, niye, nasıl?? daha önce neden kimse bana taze zencefil in, limon, tarçın, karanfil, kakule, ve zerdeçal karışımınının veyahut taze zencefil dilimleyerek yapılan çayların bu kadar güzel, şahane aromalı olduğunu  anlatmadı. Onlar anlattı da ben mi dinlemedim !

Taze zencefil in suya verdiği nefaset ve koku, nasıl tarif etsem, hah,, çorbaya kereviz koymamak gibi bişey bence. Zencefil öyle bir bitki ki; seven bayılır, sevmeyen de nefret eder kanımca.

Buraya getiren den, Türkiye ye tanıtandan  Allah Razı Olsun. Ev ahalisi hafif balla bense hiçbirşey katmadan içiyorum. O rahiyayı, şeker ile bozmak istemiyorum. ( şekerle içilirse balgam söktürürmüş haberiniz ola.)

O kadar bayıldım zencefil e . Daha önceleri evdek demlediğim bitki çaylarına  hep kuru zencefil koyarak yapıyordum, palavraymış.
Hepinize, şiddetle hemen bir taze zencefilli çay öneriyorum.

Sizin varmıdır, benim gibi bir şükretme şekliniz bilmem ama ben portakalı kestiğimde yada herhangi bir meyveyi, önce şükrederim, bu kadar güzel ve detaylı dizayn için hayrete düşerim. Nar yediğimde şaşırırım.  Bence bu bir tarz terapi, bir dikkat edin lütfen meyvelere, emin olun yaradana şükredecek ve birde maharatine ( naçizane) hayran kalacaksınız.



Kış silahımız: Zencefil |  görsel 1

Fotoğraf kaynak; http://carmencafe.blogcu.com/kis-silahimiz-zencefil/13177105

Bir blog arkadaş ta şerbetini yapmış, bence denemeye değer.

Malzemeler :    1 Çorba kaşığı rendelenmiş taze zencefil
                          5 Su bardağı su
                          2 Su bardağı tozşeker
                          1 Adet çubuk tarçın
                          Yarım limon suyu

Yapılışı :  Suyu tencereye alıp,ocağa oturtun.Üzerine tozşeker, zencefil ve tarçın ilave edin.Kaynamaya başladıktan sonra limon suyunu ilave edip ocaktan alın.Süzüp soğuduktan sonra servis yapın.
Ben iki ölçü yaptım,ilk içişte insanın boğazını yakıyor ama enfes bir şerbet..
Afiyet olsun..........

kaynak; http://yelizsinembuse.blogcu.com/zencefil-serbeti/13211934

Tıp, Zencefili yeniden keşfetti 

Foto ve bilgiler kaynak; http://www.gidahareketi.org/Tip,-Zencefili-Yeniden-Kesfetti-255-haberi.aspx
Doğruysa kendisinden Kuran dada bahsedilmiş !!

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de Zencefille ilgili şöyle buyurur. Orada karışımında zencefil olan (dolu) kadehlerde (cennet şarabı) içirilir. (O zencefil) orada bir pınardır ki, ona “Selsebîl” adı verilir.” (İnsan Suresi 17-18)

Yararları;

Mayhoş, sıcak ve kuru bir yapıya sahip olan Zencefil;
- Isıtır ve yemeğin sindirimine yardım eder, kanın normal şekilde yumuşatır.
- Soğuk ve nemden doğan ciğer tıkanıklıklarını faydalı olur.
- Yeme ve sürme çekilme yoluyla nemden ileri gelen göz kararmasına da fayda sağlar.
- Cinsel arzuya tahrik eder ve meniyi artırır.
- Mide ve bağırsaklarda oluşan yoğun gazları dağıtır.
- Soğuk karaktere sahip ciğer ve mideye iyi gelir.
- İki dirhem Zencefil, şekerle birlikte alınırsa balgam söktürür ve mikropları incelterek atılmasına yardım eder.
- Annelerin sütünü artırır.
- Beynin ezber günü artırmada yardım eder.
- Ağız kokusunu güzelleştirir.
Katı ve soğuk yiyeceklerden meydana gelen zararları giderir. 

Bilim adamlarının kanserle ilgili araştırmaları sürerken, şimdiye kadarki çalışmaların ilgi çeken sonuçları arasında daha önce bazı mide rahatsızlıklarında kullanılan zencefilin kanser tedavisi sürecindeki mide bulantılarına karşı yardımcı olmasının belir.

Amerikan Kilinik Onkoloji Derneğinin (ASCO) Başkanlığını yapan ve Şikago Üniversitesi kan kanseri uzmanlarından Dr. Richard Schilsky, konuya ilişkin sunumun yapıldığı ASCO toplantısındaki açıklamasında, zencefilin binlerce yıldır mide rahatsızlıklarında kullanıldığını anımsatarak, kanser hastalarının acılarını azaltmak için ne yapabileceklerini sürekli sorduklarını, araştırmaların da tedavi sürecinde mümkün olduğu kadar düşük dozda kullanılan zencefilin bu konuda çok iyi sonuç verdiğini gösterdiğini kaydetti.

New York Rochester Üniversitesinde kemoterapi uygulaması yapılan ve mide bulantısına karşı standart ilaç verilen 614 kanser hastasından bir bölümüne plasebo (fonksiyonu olmayan madde), bir bölümüne ise çeşitli dozlarda toz zencefilin kapsül içinde verildiğini anlatan uzmanlar, toz zencefil alan hastaların tümünde mide bulantılarının azaldığının tespit edildiğini belirtti.

Araştırmacılar zencefilin mide bulantısını azaltıcı etkisinin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini kaydetti.

Uzmanlar, kullanım miktarına bağlı olarak zencefilin pişirilmiş yiyeceklerle alınmasının da mümkün olabileceğini belirtiyor.

 


Şimdi bu Zencefil, mucize değil de nedir.
Ve benim bu bitkinin taze halini bu kadar geç keşfetmem ahmaklık değil de nedir, söyleyiniz. cık..cık...

Kalın zencefilli

Cahil anne


17 Aralık 2012 Pazartesi

Lahana sarması

Merhaba,

Bu sabah Cem i gönderdikten sonra, baktım Ada uyuyor, haydi ben de biraz yatayım dedim. Nasıl olsa o saatte spor yapamam, sevgili komşum  rahatsız oluyor. Tam yattım, şöyle güzel gerine, gerine, aa o da ne bir vızıltı; SİVRİSİNEK.. yuh dedim. Amma uyku gitti, ya sivrisinek kızı yerse diye kalktım ve Ada kız ın cibinliğini indirdim, uyku da gitti tabi güle güle.

O sırada dışarıdan normal olmayan fazlaca köpek havlaması sesi duydum. Allah Allah dedim birde ne göreyim, karşı apartmanın kapısında 3 köpek bekliyor, çünkü; bir köpek içeride kalmış çıkamıyor. Onu bekliyor serseriler.

Aşağıya insem, o arada Ada uyanabilir ve korkabilir, dört döndüm evin içinde o sırada bir öğrenci çıktı apartmandan ve helal, köpeğin içeride kaldığını da farketti. Kapıyı açtı ama köpek ondan korkuyor, çıkamadı.  Bu çete köpekler insanlara hiç yaklaşmıyor ve gece dolaşıyorlar, sabah aydınlanmadan da ortadan kayboluyorlar. Birileri bu hayvancıklara eziyet ediyor, vicdansızlar.

Yaklaşık 2 saat hayvan orada kapalı kaldı ve arkadaşlarıda biryere ayrılmadı. En sonunda baktım Tarzan ve annesi geliyor, o hanım Tuzla barınağında gönüllü çalışıyor , kesin farkeder dedim o da kapıyı geçmesin mi. Derken otopark kapısından geçerken durumu farketti. Köpekle konuştu, içeride ki kuruğunu salladı, hanımefendi kapıya yönelince, köpek de  onu takip etti  ve mutlu son.

Ben de güzel bir oh çektim. Görünce bir teşekkür edeyim.

Ada kız ın bu aralar asiliği üstünde demiştim ya, yaşıtı Nil de öyleymiş, bir rahatladım ki sormayınız. Demekki bu da bir dönem ve geçecek ve ben kötü bir anne değilim. İkinci bir oh.

Ada okula geç bırakıldı ben bir arkadaşa sabah kahvesi baskını yaptım. Oradan birlikte pazara gittik, lahana aldık paylaştık, terzi ye uğradım, kasaba uğradım, yufkacıya uğradım ve sonunda eve çıkmadan Ada kız okuldan alıp eve geldim. Bu arada yağmur hiç şiddetini azaltmadan devam etti iyimi.

Bu ''iyimi'' nidasını sık kullanıyorum herhalde ki Ada da kullanıyor. Zilli.

Ilk defa lahana sarması yaptım bugün. Güzel oldu. Bence daha düzgün olabilirdi, lahana nın damarlarını kestikten sonra kalan parçalar daha çok olabilirdi amma yinede güzel oldu. Ölçü veremiyorum, göz kararı oldu.

300 gram kıymayı, az kimyonu, karabiberi, tuzu, 3 kuru soğan ve bir diş sarımsağı, az biraz zeytinyağını, biber ve domates salçasını ( birer çorba kaşığı), iyice kıyılmış maydanozu ve bir çay bardağı pirinç ve biraz bulgur u karıştırdım.

Lahanayı haşladım ve damarlarını keserek tezgaha yaydım ve uçların kapatmadan sardım.
Tencerenin dibine, kalan lahana ve maydanoz saplarını dizdikten sonra, sarmaları yerleştirdim.
Sıralama işlemi bitince  üzerine aralardan gözükecek kadar suyu ve bir kase kadar Yaz dan kalma domates sosunu koydum ve ağzını kapattım. Buhar çıkışından sonra 15 dk pişirdim ve soğuyana kadar ağzını açmadım.

Buyrun fotolar;



İpek Hanım Çiftliği, soğuk sızma zeytinyağım ve dolma içi ( iç arttı, yaprak sarmaya malzeme hazır)


Haşlandılar, geri planda ki yayla çorbası. Yaparken Kübra ve Selim i çağırsammı dedim ama sonra vazgeçtim, nede olsa ilk deneme, rezil olmak var işin içinde. Amma keşke çağırsaymışım, oldu bu iş.



Anne me sordum tabi. Tencerenin altına aman maydanoz sapı ve lahana diz dedi. Dizdim.


İlk sarma yerini buldu bile.


Sararken. Ada foto çekmedi, ben tek elle çektim. Sadece makinayı getirebilirm anne, tv seyrediyorum dedi ve gitti.



Son hali ne yetişemedim, foto pek parlak değil amma lezzetli oldu.
Yanına roka salatası ve Pazartesi bitti.



Ada dedi ki, anne Eda nın sarmaları 2 numara seninkiler 1 numara.
Aman bir kabardım ki sormayın.
Ada ve bu cümle pek kıymetli valla.

Bu akşam kızımla Winks kart oynadık. Hile yapışını bir görseniz çok şeker. Bu sefer bozmadım.
Bileğinin hakkıyla beni yendi valla. ( bir hile hariç)

Kızıma banyo yaptırdım, burnunu açtım ve zamanında yatırdım bakalım. Bir de Sudafed veriyorum sinüzüt için. 

Yarın oyuncak günü hadi bakalım.

Ilaç sevmeyen bağımlı anne.

16 Aralık 2012 Pazar

Fındıkkıran Çocuk Balesi

Ooooo en son yazı Perşembe.
Skandall.

Merhaba,

Ne çabuk geçiyor zaman!!

Bugün le başlayıp, zamana yayayım o zaman yazılacakları.

Geçen haftalarda Ada, Barbie - Fındıkkıran balesini seyretti. Ve çok sevdi, hatta tam da üstüne gelen ve okulunda başlayan bale dersini de katılmak istedi. e.. nasıl olsa cimnastike gidiyor, gerek yok dedik ama kız çok isteyince derse de katılmaya başladı. Üstüne Kadıköy gezimizde Süreyya Opera binasına, bakalım bale var mı diye uğradık, tesadüf bu ya iki yada üç hafta üstüste oynayacak olan Fındıkkıran balesi ni çocuklara uyarlamamışlar mı. Bilet alalım dedik ama maalesef yok. Yılmadık veeeeee..



bu sabah saat 10,30 da Kadıköy de olduk ve kapıdan bir hanımdan iki loca bileti aldım. 8Tl bir bilet.
Bu aralar huysuz ve mutsuz kızımla girdik içeriye.
( Dönüş yolunda, neden böyle filan diye kouşurken, bu aralar moralim bozuk demez mi, e erken başladın kızım) Son anda istediği Locaya da geçti de yüzü güldü, büyümüş de küçülmüş olgun kızımın. Yandan seyredemezmiş, direkt sahneyi görmeliymiş.

Bilet alırsanız 15 nolu Loca en ön sırayı tercih ediniz.


Fındıkkıran Çocuk Balesi


Oyun başladı. İlk başlarda biraz sıkıldı ama rüya bölümünde ki çeşitlilik pek hoşuna gitti.
Dansöz e ve kıyafetine bayıldı, ne de olsa Doğulu değil mi.
Oyunun konusunun tam da yılbaşı öncesini işlemesi, üstüne tuzu biberi oldu.


Çıkışta da bale ye bir kez daha gelmek istediğini belirtti. Aynı oyun olabilirmiş, sakıncası yokmuş. Bu sefer de baba ile girermiş. Sevindik. Vizyonu genişliyor diye mutlu olduk.

Siz de bu bale  gösterisine eğer bilet bulamassanız, hayal kırıklığına uğramayın, mutlaka kapıya gidin ve o güzel salonda bir oyun izleyin.







 
 İç görünüm. 

Ada kız tekrar hafif te olsa öksürüyor. Burnu dün gece tıkalıydı ve ikimizde uyuyamadık bu yüzden.
 Hayde bre dön başa olduk, bakalım. Ateş yok. Huysuzluk süper.
Yarın bırakacağım uyusun, sonra okula götürürüm.

Kalın sağlıcakla
Moralı bozuk kız annesi.