27 Ekim 2011 Perşembe

Ozonla zenginleştirilmiş hava yöntemi nedir?

Merhaba,




Pazar günün gazetede SIRMA sularının cam şişeli reklamlarını görünce Pazartesi günü hemen ısmarladım. Sertlik 7.3 civarı her damacanada veya şişede doğal olarak değişiyor.Şişeler çok güzel, yanında da dergi  ohhh dedim ama ohh diyişim kısa sürdü.

Niye mi; şişelerin üstünde ki açıklamada şu ibareyi gördüm, '' ozonla zenginleştirilmiş hava yöntemi'' kullanılmıştır. Hadi buyrun, bu ne şimdi, Cola nın Turkuaz suyu gibi işlenmiş su mu?

Bir dönem akvaryuma aldığım filtre de bu tarz bir temizleme yapıyordu, su pırıl pırıldı. Tüm bakterileri öldürdüğü söyleniyordu prospektüsünde. Sonra bir diğer akvaryumcu bey, balıkların ve bitkilerinde bakteriye ihtiyacı olduğunu bu tip filtre sisteminden vazgeçmemi söyledi.

Internet te bir araştırma yaptım, kaynaklar ne kadar güvenilir tartışılır ama şu tarz bilgilere ulaştım,

1.)

YAN ETKİSİ YOKTUR. Diğer kimyasal dezenfektanlara göre (örn; Klordan 3000 kat daha güçlü) çok üstündür. Herhangi bir büfe ya da marketten aldığınız suyun dahi ozonla zenginleştirilmiş hava yöntemi kullanılarak hazırlandığını biliyor muydunuz?
Ozon en etkili oksidandır; kuvvetli bir mikrop, bakteri öldürücüdür; çevre dostudur, atık bırakmaz; doğaldır, koku ve renk giderilmesinde kullanılır. Hiçbir katkı maddesi yoktur. Yağı vücudumuzda kullandığımız durumlarda; mümkünse gece yatmadan evvel kullanımı uygundur.

Linkler;

http://mrsekil.blogcu.com/ilginc-mailler

http://www.ozonoks.com.tr/su-urunlerinde-ozon-uygulamalari balıklar da ozon kullanımı.

2.)

Birde kozmetik yanı var işin;

Cem Yılmaz'ın uyguladığı son yılların çok rağbet gören alternatif tıp uygulamalarının başında gelen ozon terapi ya da Almanlar'ın deyimiyle 'Kan yıkama'ya Gülben Ergen de başladı. Strese, kansere, yaşlılığa pek çok derde çare olan ozon tedavisine başladığını Twitter'dan duyuran Ergen, "Zencefil, elma, salatalık suyumu içtim. Bugün Güney de benimle birlikte şifalandı" yazdı.

3.)

Peki kuyu sularının ambalajlanıp kaynak suyu imiş gibi satılması tüketicilerimize reva mıdır. Tüketici satın aldığı ambalaj suyunun kaynak suyundan mı yoksa kuyu suyundan mı yapıldığını nasıl bilecek. Tüketici nasıl aydınlatılılacak . Su sektörünün veya suya yatırım yapacakların gerçek kaynak suyu bulma sıkıntısı çekmelerini gidermek için su yönetmeliğinde yapılmış düzenlemeler neyin nesidir.?
Reverse osmosis yöntemi ile suların saf haline getirilebildiğini yukarıda izah etmiştik. İyi, al kuyudan  suyu reverse osmosis yöntemi ile saflaştımadan sertlik ayarını Bakanlığın istediği değerlere getir  suyu üret doldur şişelere ,sat . Tüketicilerde kaynak suyu diye lanse edileni, kaliteli su diye satın alsınlar. Tüketicileri aldatmaya devam edilsin. << Bakanlığın yönetmeliğine uygun üretilmiştir >>  .ne güzel laf.
Bakanlık su dolumculardan yana değil tüketicilerden yana tavrını koyacak düzenlemeler yapmalıdır.
Ambalaja konulmuş suyun özellikleri su ambalajının üzerine konulması şart koşulmuş. Suyun kaynağındaki suyun veya kuyudan doldurulmuşsa o kuyu suyunun orjinal su değerlerini bilmek te tüketicilerin hakkıdır. Ayrıca su ,kuyu suyu mu kaynak suyu mu olduğu da ambalaj etiketi üzerinde yazılmaldır.
Ambalajlı su’da kuyu suyu ,kaynak suyu ayrımında etiket düzenlemesine Ulusal Gıda Kodeks komisyonu derhal başlamalıdır.
‘’Ozonla zenginleştirilmiş hava yöntemi kullanılmıştır’’ bu yazıları içtiğiniz size kaynak suyu denilen ambalajlarda okudunuzmu ? Haydi bu yazımızı okuyana kadar okumadı iseniz bundan sonra okuyunuz.  Sonra bir de şu yazıya rastladınız mı : ‘’ Organik maddeler için sarf edilen oksijen miktarı( mg/L : 0,5,
Eh ,zaten 0,6 veya yukarıdaki değerlerde zaten oksijen sarf etmek yasak. Peki ne demektir yukarıdaki iki tabir ? Biz açıklayalım. Ozonla zenginleştirilmiş hava yöntemi kullanılması ile Organik maddeler için sarf edilen oksijenleme birirbirine eşittir. Bir firma ambalajının üzerine ‘’ ozonla zenginleştirilmi hava yöntemi kullanılmıştır’’ ifadelerini yazmayı tercih ederken bir diğer firma ‘’ Organik maddeler için sarf edilen oksijen miktarını yazıyor.
Buradan da anlıyoruz ki su kaynağında organik madde olması gerekenin üzerinde olduğu için ozon makinalarıyla suya  ozon ( okjijenleme) enjekte ederek organik madde oranı düşürülüyor. Şimdi bu organik maddeler oksijen ile birleşince nasıl yok oluyur. Yoksa yok olmuyur da başka bir şeye mi dönüşüyor.? Suyun orjinalinin içinde organik madde var ise buna kayank suyu denilemez içme suyudur.
Ama bize işte içme suyunu kaynak suyu diye içirtiyorlar. Bunu içirten sadece firmalar mı yoksa Kaynak Suyunun yıllar önce yönetmelik değerlerini değiştirenler mi ,her ikiside mi ? Biz ‘’her ikisi de’’ şıkkını doğru cevap olarak görüyoruz.
Kaynak suyu denilen suyu ozonlama veya oksijenleme ozon makineleriyle yapılmaktadır. Ozon makinaları ABD’de 230 şehir şebeke içme suyu  arıtma tesisinde kullanılmaktadır. Ülkemizde Belediyelerimizin içme suyu tesisilerinde organik maddeler ozon makinalarıyla değil kimyasallar ile çökeltilmektedir. Halbuki şehir şebebelerimizde ozon makinaları kullanılmalıdır.
Ozon makinası ,reverse osmosis ,reçine filtre ,karbon filitre kullanılarak üretilen ambalajlı suların ambalajlarının üzerine kaynak suyu yerine <<İçme Suyu >> ibaresi konulması şart koşulmalıdır. Bu konuda yasal zorunluluğu oluşturma ,gıda üzerine etiketlere neler yazılacağına Tarım Bakanlığı’na bağlı Ulusal Gıda Kodeks Komisyonu yetkili olup kendilerini göreve davet ediyoruz.
İçtiğiniz ambalajlı suyu sorgulama yöntemi gayet basittir. Ambalajlı sularda Ozon makinası ,reverse osmosis memranları ( çok özel filtre ) reçine filtre, karbon filitre kullanılıyor ise o su kaynak suyu değil içme suyudur. Yönetmelikler ne derse desin. !!


4.)

Bu da Erikli den. 

Kaptajdan boru sistemine alınan Erikli Doğal Kaynak Suyu, yerin 70 cm. altına döşenmiş olan özel kangal borular içinde doğal akışıyla 12 km’lik bir yolculuk sonrasında Uludağ dolum tesislerine ulaşır.


19 lt. polikarbonat şişe dolumu Prostack olarak adlandırılan özel taşıma kasaları üzerinde dolum için tesislere ulaştırılan şişeler bant üzerine alınır. İlk kontrolleri yapılan şişelerin doluma uygun olanları dış yüzey yıkama makinesine gönderilir. Dış yüzey temizliği sonrasında şişelerin iç kontrolleri tamamlanır. Doluma uygun olan şişeler tam otomatik makinelerde yıkama işlemlerinden geçirilir. Yıkama ünitesinde gıda ambalajları temizliğinde kullanılan sanitasyon malzemeleri kullanılır. 70 C derece sıcak su ile yıkanan şişeler, dezenfektanlı ve ozonlu su ile durulama işlemine tabi tutulur ve hijyen garantisi altına alınır.

Şişelere dolumu yapılacak olan Erikli, sırası ile farklı kademelerdeki filtrelerden geçer ve ozon ile zenginleştirilmiş hava yöntemi kullanılır. İleri teknoloji ile çalışan dolum proses hatlarında ve makinelerde el değmeden şişelere doldurulur. Kapakların üst bölümüne tarih ve seri kodlaması yapılır, kapak alanı güvenlik bandı ile çevrelenir. Dolumun her aşamasında yapılan röntgen kontrolleri yardımıyla Erikli kalitesi gharanti altına alınır. 





Ben çıkış yolu bulamıyorum. BULAMIYORUM.

Deli olacağım.


Bu arada her allahın günü su kaynattığım ''kettle'' ı da kenara aldım ve yerine yenisi geldi. Cam olan. 80 Tl. Iki yıl garantili ve eger bozulursa, gelip kapıdan alıp tekrar en geç iki gün içerisinde kapıya bırakılıyormuş. 

Delirmiş anne Çiğdem
 

7 yorum:

mine dedi ki...

OFF ÇİĞDEM YA BİZ DE BAŞLADIK ŞİŞEDE ALMAYA ŞİMDİ NE OLACAK almayalım mı şimdi onu söyler misin bana
kafayı yiyeceğim
damacanalara bintürlü laf, eee ne alacağız o zaman ya da musluk suyuna ne yapacağız ay ne bileyim ben ya sinir oluyorum iyiden iyiye

Oglak Kizlari dedi ki...

Valla ben de ne yapacağımı bilmiyorum.

Su bir tane mesele ya diğer meseleler.

Offff..

Umutsuz anne Çiğdem

Adsız dedi ki...

Pınar su alın direk kaynağıdan ozonsuz sevgiler...

Oglak Kizlari dedi ki...

Sayın Adsız,

Pınar da bir nevi öyle.
Hayat su öneriyorum ben de size.

Minnettar anne Çiğdem

Adsız dedi ki...

Ozon ile dezenfekte tıp sektöründe bir çok alanda dünyada kullanılmaktadır. Diş çekimi yapıldıktan sonra belli bir süre açık yaraya ozon verilince kişinin antibiyotik dahi almasına gerek kalmıyor. Çünkü çekildiği anda yapılan ozon tedavisi ile mikropların belirli bir süreye kadar oraya yerleşmesi kesin olarak önleniyor. Burada ki ayrımı sanırım bazı okuyucular anlayamamış. Ozon ile "tekrar kullanımlı damacanalara" dezenfekte işlemi yapılıyor. Su ile ilgisi yoktur. Klima ile havaya veya suya müdahale ile olan işlemde ozon diye geçmesine rağmen aslnda "tamamen" aynı uygulama değildir. Tanımlama karışmasıdır. Ben Bursa'da yaşadığımdan tesislerinin önünden geçtiğimde ve içeri girip gezmenize izin verildiği için marka adı yazamayacağım 3 şirketin suyunu borular ile uludağın zirvesinden anlatılan tarzda borular ile dağ yamacında ki tesislere getirilip işlemleri yapılmaktadır. Resmi belgeli Uludağ'dağın zirvesinden çıkarılan kaynak suları ile yukarıda yazılmış olan markaları tamamen ayrı tutmak lazımdır.
"Ben içiyorum, en iyisi o zaman budur" diye bir yorum bizim ülkemizin kötü bir özelliğidir malesef.
Şirketler bazı belgelesi internet sayfalarında yayınlıyorlar ancak ne kadarı gerçek bilmemize imkan yoktur. Bu yüzden asıl görev ilgili devlet kurumlarına düşmektedir. Bir internet sitesi kurup her ne olursa olsun bu gibi şirketlerin belirli referans numaraıs ile kodlayıp oradan gerçek belgenin resmi görüntüsünü görüp altından ayrıntılı bilgi alabileceğimiz sayfalar oluşturmaları gerekmektedir.
SAygılarımla
B.B.

Oglak Kizlari dedi ki...

Sayın B.B.,

Detaylı ve ilginç açıklamalar için çok teşekkür ederim.
Şimdi Hayat içiyoruz ve yine yeniden plastikte maalesef.

Bu verdiğiniz cevapları keşke Erikli, Nestle de bana verebilseydi.

Bu işe devletin el atması ve dediğiniz sistemse devreye girse herhalde mükemmel olurdu.


Minnettar anne Çiğdem

ismail hakkı Palamutcu dedi ki...

Merhaba
Önce suyun sağlığımız açısından ne kadar değerli olduğunu görmeniz nedeniyle sizi kutlarım.Ben 1970 ODTÜ mezunu Kimya Müh.iş adamıyım.Su konusunda
duayen diyorlarsa da suyun bir ilim olduğunu ilk Cenevre'de 1982de WHO Dünya Sağlık Teşkilatında öğrendim.İlk uygulamamız da Pınar Şaşal ve sonra diğerleri geldi.Suların dezenfeksiyonu konusunda 1976 dan beri senelerce klor ve türevlerini ürettik.(www.kemisan.com.tr)
Ancak gördükki klor olsun ozon olsun hepsi oksidasyon yoluyla suyu dezenfekte ediyor.Kalıntı amino asit vs de yoluna devam edip bilahare suyun içinde bakterilerin gıdası oluyor.Suyun raf ömrü kısalıyor.
Şimdi en son teknoloji ile kaynak sularını hiç ozonla muamele etmeden dezenfekte etmek mümkün oluyor.Geçen yıl Frankfurt'ta her 4 yılda bir düzenlenen ACHEMA kimya fuarında gördük.
Yeni teknolojide kullanılan hidroksil radikalleri suyun yapısına minerallerine dokunmadan
sadece organikleri su ve karbondioksit haline dönüştürüyor,degazör ve ultrafiltrasyondan geçen suyun pH sı 8.1 e kadar yükseliyor.(UV yok)Yani ALKALİ SU elde ediliyor.Alkaline water veya alkali su gerçek canlı su. internette son araştırmaları lütfen görün.
Bu yenilik için İzmir'de ÖZSU Şaşal ve Salihli'de FRİDA sponsorluğunda çalışmalarımız son aşamada.Yerli imkanlarla Kaynak suyunu kaptaj(suyun çıktığı kaynak)tan kullanımına kadar ki yolda suyun niteliklerine dokunmadan sofraya getirebiliyoruz.
Bunun için Sağlık Bakanlığı'nın bize destek olması bürokratik engelleri innovasyon destekleri
uygulayarak kaldırması en büyük arzumuzdur.
Tüm hastalıklaın başı SUdur.(obezite,kanser,şeker,alzaymer....Şu anda şehirlerde içilen sular bakteri varmı yokmu diye kontrole tabi tutuluyor.Su metabolizma açısından ölümü dirimi ona bakılmıyor.Çok detaya inemiyorum. su içiyoruz ama fonksiyonel görevlerini okside ettiğimiz su ancak alkali su değilse bir mana ifade etmiyor.
Saygılarımla
İsmail hakkı palamutcu
ipalamutcu@hotmail.com