18 Kasım 2012 Pazar

Dalyan da, kiralık ev bulmak, aramak..

Merhaba,

12. Kasım da kızımın uçağa binme heyecanıyla düştük yollara.
Uçağa bineceğim diye saat sabah 04,00 de hoplaya zıplaya kalktı.
Çok sık uyarmak zorunda kaldık, hişşş komşular uyuyor kızım diye :-)

Arabamızı hava limanında ''bedava'' biryere parkettik. Teşekkürler Yaprak, Araba kirasının bir günü senden çıktı. Üstüne bide bize harçlık verdin. Kardeşim  beaaaaaa...


İşte uçağımız. Gidiş dönüş 160 Tl, üstelik taksitle ve evet 3 kişi.
Şenay sağolsun, o, bize haber vermişti ve 6-7 ay önce almıştık biletlerimizi.


Baba - kız, Türk filmi karesinden fırlamış gibiler değil mi.
Cem biraz utandı fotoğraf çekiyorum diye ama ben yüzsüz tınmadım.
Kimene dimi ama.


Koç Müzesinde içine girip gezdiğimiz uçağın kokpiti kadar olmasada, bu değerli insanların yeri küçük bence.


Meraklı bakışlar.



Manzaralar.


Lekeler iç camda. O kadar dolmuş gibi ki, uçağın içi temizlenmemişti bile. Gelip yolcu boşaltıp tekrar kalkıyorlar. Taksim - Bostancı dolmuşu gibi. Hatta Dalaman da dönüşte, biz cam kapının önünde birikmişken, inenler bitti ve biz bindik, o kadar diyim size! Hostes kızlara da yazık a acanım.


Ada nın objektifinden biz.


Soda istedi, kulakları açılsın diye ''he '' dedik. 4 Tl, su 3 Tl.
Islak mendiller bedavaaaa..
Pegasus a selam yola devam.

Dönüşte, Cuma günü  Ada yı büyükanne ye bırakıp Cem için dr. a gittik sonra sinemaya gidelim dedik, başarılı olamadık. Onun yerine cadde de bir yürüyüş yaptık. Eve döndüğümüzde Ada oyun oynuyordu ve şöyle sesler geliyordu; veee Pegasus, Dalyan a indiiiii..

Dalaman a zamanında indik, günlük kirası 50 Tl den olan dizel Doblo yu aldık. Amma ucuz etin yahnisi, aracı bize teslim edecek beyi biz uyandırdık. Cem i sıkıştırmasam ''ara,ara'' diye adam uyuyor bizde bekliyor olacaktık. Çıkışta ki cafe de birşey yemeyin, acaip pahalı ve özensiz. Bir çay ve tosta 9 Tl verdik. Üstelik Ada tostu beğenmedi.  Bu arada dizel bize süper geldi 50 Tl benzin aldık ve 4 gün dolandık. Bizim araba olsa ohooo....


Karnımız aç tabi, Dalaman da bir pastahane bulduk, oranın en çok çalışan pastahanesi. Mutfak açıktı, bu görüntüler hoşuma gidince izin isteyip çektim.


Adı da ilginç Merdane. Amma bir çalışan, yeni fırından çıkmış açma ları getirirken, Cem, masada kalorifer böceği görmüş, adam tepsiyle itmeye çalışıyormuş ki, Cem bir fiske atmış, artık tepsiye mi girdi bilemem dedi. Bilin bakalım ben ne yedim; açma. Fiyatlar uygun, lezizi ve hiç müşterisiz kalmayan bir yer. Böceklerin bile.



Neyse ki bir milyoncu, onlarsız nasıl yaşarım. Yanına hiç oyuncak almayan Ada ya bir tahta ve kalem aldım. Bayağı oyalandı tatil boyunca.


Ada kız, koltuğuna kurulmuş.


Cem, ya hanımmm derken..


Oh Dalyan a agirdik, hava mükemmel. Geçen hafta yağpan yağmur yüzünden heryer yemyeşil.


Portakal, mandalina, nar  ve limon lar ağaçtan dökülüyor biz Istanbul lular dışında bakan yok.


İşte tam bizim istediğimiz gibi bir ev. Ama bu tip evlerde ya sahipleri oturuyor yada boş, Yaz ın gelecek sahiplerini bekliyor. Yıllık kiralık bakana ev yok, çünkü burada yaşayanlar sadece Yaz mevsiminde evlerini kısa süreliğine kiraya vererek tüm yıl parasını hatta daha fazlasını kazanıyorlar. Tok ve zengin yerel halkın yaşadığı  bir yer Dalyan.


Bunlar ağaç üstünde kalan ''yaban'' dedikleri nar lar. Nar lar ağaçtan toplanmış, kalan para etmeyince adı ''Yaban'' oluyor. Nar ların kilosu üreticiden 0,20 krş alınmış bu yıl. Ama merkezde ki Migros ta kilosu 4,5 Tl. İroni, üzücü. Nar lar şahane.


Dalyan da ki abimiz Kerim bey.


Arkası Nar bahçesi, zeytinlik ve dağ. Nefis bir ev, şömine, e ufak da bir havuz olsun değilmi. En yakın komşuda uzaaaakkk ve Irlanda lı, daha ne olsun. Yok mu bize böyle bir eevvv..



Aynı evin dıştan bir açısı.


Başka bir ev.


Dalyan merkez, kanal kenarı.


başka bir açı.


Heryerde köpekler, kediler. Biz bayıldık ama kabul etmek lazım ki bayağı bir şımartılmışlar ve aslında yetim ve öksüzler, sahipleri onları bırakıp gitmiş. Bazan toplanıyormuş ve umarım katledilmiyorlardır. Dalyan a taşınabilirsek uğraşlarımdan birisi olacak herhalde bu konu.


Kanal ve harika akşam ışığı.


Yaz mevsiminde bu kadar park etmiş tekne bulunmaz tabi.


Sevgi yolunda kızmın objektifinden biz.
Yapışın, yapışın  .. diyor kızım, yapıştık.



Aynı yol üzerinde bir iskele.


Suyun dinginliği, huzur. Sivrisinekler :-)


Baba-kız.


Öyle ortaya çıkıverdiler ve Ada nın verdiği otları yediler valla.


Daha da fazlası geliyor.


Sevimliler.




Akşam, manzaralar harikaydı. Çok ama çok güzel, yeni edinilmiş dostlarla harika bir 4 gün geçirdik.


Kızım durmuyor.

Bu kare süper olmuş değil mi.


Sabah kahvaltılarını ettiğimiz ve sosyalleştiğimiz Çınar altı. Yan tarafta kliseden devşirilmiş Cami.
Meğer önceden mezarmış burası, yani mezarın üstünde sosyalleşmişiz. Allah rahmet eylesin.
Hikayeler sonraa gelir tabi, hele bir taşınalım.




Seviyorsunuz, onlarda gelip ayağınızın dibine kuruluveriyorlar. Çok şekerler çook.


Ada çaktırmadan kendini çekmiş.

Ev bakmak ve çevrede dolaşmak bir zaman sonra onu sıktı tabi, Ada hep parkta oynamak istedi ama olmadı. Yine de çok iyi eşlik etti bize. Sağolsun. Nazar değmesin. Tabi benim fotoğraf makinasıda çok faydalı oldu. Gerçi bin kare ''karbeyaz'' dediği köpek var ama olsun. Arzuuuu, kulakların çınlasın.


Sohbetteyiz, bizi çekmiş haberimiz yok. Bir Alman la evli, Ayşenur hanım, okul annesi Didem hanım ve biz. Güneşe vermişim sırtımı, kemiklerim ısınıyor ohh...



İztuzu na gittiğimiz gün oarada olan çekme karavan. Nefisss ... ben tabi motokaravan ı tercih ederim.


Kum, çocukların en sevdiği şey.


Ada nın ayakkabılar ve çoraplarla başlayan soyunma işi, sonra denize girdi kızım ama o esimleri paylaşmıyorum. Kasım 14 ve kızım denize girdi. Bizde mayo yoktu olsaydı kaçmazdı.


Yürüyüş.



Aile. Bakın, baba ya nasıl yanaşmış.


Bab - kız, cankurtaran kulesinde.


Kaptan June adında geçen sene Kraliçe den ödül almış ve Dalyan ı kurataran bir hanım var ve Kaplumbağaları tabi. Sağolsun, çok yaşasın. 1980 li yıllarda gelmiş ve bu bölgeye hotel yapılmasını bile engellemiş. Diyorum ya çok yaşasın.Şu ana sanırım 90 lı yaşlarını sürüyor ve hala tosbağasını kullanıyor. Maşallah.
Hikayeler sonra oraya yerleşince gelecek inşallah.

Yukarıda ki fotoğraf, Kaplumbağa ları kurtarma için ayrılmış olan bir bölümden, tabi papatyalar. Çok severim papatyaları. Sanki Kış değil de Bahar geliyor.




Geçen sene biz İztuzun da Ada ile keyf yaparken Cem Radar a yürüyerek çıkmıştı. Bu sene bizi araba ile çıkardı, manzara muhteşem.


Selin aradı, tam bu noktada, o yükseklikte bile yoğurt ve süt muhabbeti yaptık :-)

 
Taştaki resime dikkat.


Kaldığımız Apart tan çıkışı. Günlük 50 Tl verdik. Yaz mevsimide en az 150Tl olan yere.
Havuzsuz olmaz.

Kaktüs ler süper.

Bir diğer evin güzel bahçe kapısı.


Bir başkası abartmış. Ama bahçesi kocaman abartabilir tabi.


Bahçesi.


Kanal kenarında bir lokanta.


Pencere ve bitkiler süper.


Biberiye.


Ada nın okulu.
Ehi..


Bahçedeki bisikletler.


Türkiye birincisi bu okuldan çıkmış. Şimdi Koç da tam burslu okuyacakmış.


Puanlar süper.
Sınıflar 17 kişi.
Dizi dizi değil, küme biçiminde diziliyorlar sınıfta  ve öğretmen ortada ders anlatıyor.




Okul çıkışı Ada ve bir başka şahaser köpek.


Yemek yediğimiz lokantanın kedileri.


Ada kızın objektifinden. Yapışın sesleri arasında.
,

Bir diğer, bayıldığımız bir  ev ama pahalı ..
Evlerin içi küçük ve ecüş bücüş ama bahçe, ah o bahçeler. Tabi hepsinde değil. Topu topu 10 ev beğendik, yedi tanesinde zaten ev sahipleri vardı, düşünün artık.



Tekne turu yapmadan olmazzz...
Horozlar köyüne geçiş.



Ada kız üzüldü kısa sürdü diye ama ne yapalım.


Tam zamanıydı Dalyan a gitmenin.
Işıklar, manzaralar süperdi.


Buzağı bir baktı, uzun uzun baktı ki, e fotosu çekile dedik. O ara tavuğun teki, zıplayıp zıplayıp, buzağının bedeninden bazı böcekleri yiyordu. Çok hoş ve komik bir manzaraydı.


Horozlar köyü civarında kokoş kızım.


Fazla laubali köpeklerden biri. Ama öyle güzeller ki.



Ada nın sanat çalışmaları.


Apart ımızdan sefilliklerimiz.
Olsun biz eğlendik ve ihtiyacımız giderildi.
Sağolsunlar.
Uzun kalsak orayı da eve çeviridik o ayrı.



Fiyonk makarna ve meksikan sosumuz. Hazır maalesef. Tavsiye etmem.
Ama hayat kurtardı.
Ada nın makarnası  peynir soslu.


Cem öğrencilik yıllarını hatırladı bu apartta.
Gazeteler okundu v.s.
Iyiydi.
Zaten hep erken yatıp erken kalktık. Sessizlik süperdi.
Ertesi sabah 08,00 de geln iş makinası hariç. Yan taraftaki arsaya temel attı. Çukur kazarak değil radyant.
Buldu bizi yine yani.


Baba-  kız keyfi.

İlk gece Ada yatağına yattı. Bizde diğer odaya geçtik, gazateler filan. Aaa.. o ne Ada kız için için, içini çeke çeke ağlıyor. Koşturduk, e ne oldu kızım. Ayım yanımda değil dedi. 3 aylıktan bu yana uyuduğu ayısı. Cem de hemen yanına gitti ve dediki;  amaaann kızım ben varım ya, kahkahaya boğulduk tabi. Birlikte uyudular, baktım giden gelen yok ben de yattım saat 20,00 de.

Nazar değmesin kuzularıma.


Bir diğer güzel ev.


Kaptan June hanım ın evi, dışarıdan görünüş.
Tabelada şu yazıyor;   Köpekleri boşverin, esas evsahibinden korkun. :-)



Başka açı.



Sokağa da ismi verilmiş. Eferim.
Ama aynı sokağı taş döşeseler öyle tozlu bırakmasa belediye, biraz vefa borcu ödeseler.. ahh.. memleketim.



Bir başka güzel ev. Tamam o mavi fayanslar olmamaış ama onada bakarsak Dalyan a gitmek hayal olacak bize.


Dalyan köpeği. Başka tanımlama olmaz.


1000 tane fotoğrafı çekilen Karbeyaz.


Bu da bir akşam, güzel bir akşam. Su öyle durgun, manzara öyle güzel ki.

İşte böyle.
Allah sonumuzu hayır etsin, ne diyelim.
Şöminesiz eve bile razıyım artık.

Hayal kırıklığına uğramış anne Çiğdem





19 yorum:

mutfaktaki rüya - Arzu- dedi ki...

Hareketli günler geçirmiş,çok eğlenmişsiniz de aynı zamanda ne güzel...Hakkınızda her şeyin hayırlısı olsun...öpüyorum...

Asortik Krep dedi ki...

Kaptan June 'la tanıştın mı..? Mutlaka tanış bence.. :)

İlk gelişte hep hayal kırıklığı olur ama zamanla alışıyorsun.

Çok seviniyorum bu taraflara geleceksiniz diye.

Bir ara kendi yazım gibi geldi :))

Telefonunu bekledim ..Fırsatın olmamıştır muhakkak ama yapabileceğim bir şey olursa ara beni..Fikir sorabilirsin,mail şeklinde yazabilirsin.

Postu okurken buralara bayılacağını düşündüm..Bende Dalyan'ı severim :))

güz dedi ki...

Tüm fotolar çok hoş ama aile fotosuna bittim Ada'nın babasına yaın durduğu foto. Öyle tatlısınız ki Allah sizi birbirinizden hiç ayırmasın.
Bi de gönlünüze göre versin. Dua içerikli yorum oldu bu amin :)

MÜGE KÖKLÜ ATİK dedi ki...

Dalyana gittim, yasadim, sayfani kapatinca uzun sure Istanbula ulasamadim...aklim kalbim kaldi, en yakin zamanda plan yapacagim ozendim gidecegim:):):):)

Huzur dolu kareler, muthis pozitif enerjili aile:)

Sevgiler

Ates boceginin annesi Muge:)

Oglak Kizlari dedi ki...

Arzu,

Hem hareketli hem de üzücü ama umudu kaybetmemek lazım dimi.

Motive anne Çiğdem

Oglak Kizlari dedi ki...

Asortik,

Hayır ama gidince mutlaka.

İnşallah, ev bulursak geleceğiz de..

Telefonunu bilmiyorum ki, mesaj atmamaışşsın:(

İstemiyor beni asortik dedim bende .

Eskiden mesaj da atmıştım, yanıt yok :-(

İnşallah.

ckcigdem@yahoo.com

Mesaj bekleyen anne Çiğdem

Oglak Kizlari dedi ki...

Güz,

Amin Güz, AMIN.

Sağol diyen anne Çiğdem. Bide şükreden anne.

Oglak Kizlari dedi ki...

Müge,

Gerçekten mi, bende pek umutsuz post oldu dedim.
Ev yok ya.

Sevinmiş anne Çiğdem

Asortik Krep dedi ki...

Attım şeker, telefonunu bile bekledim,o gün işimi azalttım belki gelirsiniz diye.Kontrol ediyorum,asortikten attım.Bakıyorum...

Asortik Krep dedi ki...

Atmışım dokuzgün önce,spama düşmesin,geri gelmemiş,tekrar yolluyorum.Mail adresin doğru.Bendeki adres.

Recep Altun; dedi ki...

Merhabalar,

Dalyan yolculuğunuz ve oradaki izlenimleriniz bir harikaydı. Anlayamadım tek şey siz artık Dalyan'a İstanbul'dan temelli yerleşmek üzere mi gittiniz, yoksa geçici bir süreliğine mi?

Selam ve dualarımla.

Oglak Kizlari dedi ki...

Asortik,

Kısmet değilmiş ne yapalım.
En çok neye sevindim, mesaj atmış olmana, senin de benimle görüşmek istemede tabi. Yaw istemez istemez kız seni diyordum ki ohh..

Spam dede yok. :-(

Kısmet diilmiş diyen anne Çiğdem

Oglak Kizlari dedi ki...

Recep bey,

Bu yazdığım yazı ön gezme ile ilgili.
4 günlük kısa bir öngezi

Temelli yerleşim kısmetse Hazarin veya 2014 Yaz ında diyelim.

Yani aslında kafaca bizden sizdeniz.

Mutlu ve umutlu anne Çiğdem

sarımutfak-hande dedi ki...

offf tatile gitmek istiyoruuuummmmmm
fotolara bayıldım:))

Oglak Kizlari dedi ki...

Hande,
Bak texte yazmayı unutmuşum. Bize de öyle iyi geldi ki bu tatil gibi.

Ah bide mayo götürüp, denize girebilseydik Ada gibi, tadından yenmezdi valla.

Gezerek anne Çiğdem

mine tozanlıoğlu dedi ki...

Ada'nın okulu derken siz oraya mı taşınıyorsunuz ya fotoların hepsi süper
eğer öyleyse ne iyi yapıyorsunuz aktivite turları yaparsın biz de geliriz mesela
herşey gönlünüzce olsun öpüyorum

mine tozanlıoğlu dedi ki...

ha siz Cem baba emekli olunca gideceksiniz galiba ooo hep birlikte oraların tozunu attırırsınız : )

Oglak Kizlari dedi ki...

Mine ciğim,

Ağzından bal damlıyor vallahi.

Kanun karşıtı anne

Oglak Kizlari dedi ki...

Mine,

Belli mi olur, yapmasak da gelin annenle.

Misafirperver anne