17 Aralık 2010 Cuma

Yağmurlu hava ve ev

Daha Kış yeni geldi ama resim ne güzel değilmi. Sabah saati, hafif serin bir rüzgar. Oyle dalar gider insan uzaklara. Yer mi, Sokakağzı.

Aslında Turkan Saylan, Carrefour Maltepe yada Iyi Cucelere gitmekti bugün planımız. Ama bir sürü olumsuz sebep biraraya gelince vazgectik. Sebepler mi; buyrun;

  • ben yorgunum.
  • araba otoparkta kilitli.
  • hava çok soğuk ve yağmur dinmedi.
  • Cem erken gelecek ve hasta. ( akşamki makarna davetide gümbürtüye gitti tabi. )
  • kızım evde çok eğleniyor.
En önemli sebep sonuncu sebep tabi. Kızım evde ve odasında çok eğleniyor. Ara ara bende onunla oynuyorum ama tüm oyuncaklarını sırayla ve yeniden keşfediyor sanki. Hah nazar değdirdim, yanıma geldi ama bu bile faydalı. Çünkü beni izlerken hesap makinası ile oynamaya bayılıyor. Numaraları yazmasını, rakamlarla ona söyleyerek istediğimde; çoğunlukla doğru tuşa basıyor. Melek kızım benim.

Dün Ada yı büyükannesine bırakıp, Erenköy, Perşembe pazarını gezdim. Yılbaşı üstü pek hareketli ve çeşitliydi pazar. Erenköy pazarındaki almış başını gitmiş yemek yapan, dolma satan, salça satan, kocaman tencereli tezgahlarda ilginçti doğrusu. Yılbaşı süsleri satan tezgahtan yeniyıl ağacımıza süs bile aldım. Ada ve babası hemen bir aktivite gerçekleştirip ağacı süslemeyi bir yarım saate yaydılar. Yüzevler pazarınıda tavsiye ederim. Hem nezih hem ekonomik hem sakin bir pazar ve tekstil kısmı bayağı çeşitli, birde çiçek satıcıları. Güzel güzel çiçek açan yılbaşi çiçekleri 3 Tl mesela. :-). Dün Erenköy pazarına girdim yağmur başladı, döndüm hala yağmur yağıyordu. Allahtan üstüm sağlamdı. Buna rağmen pantalonumun paçalrı sırılsıklamdı. ( Ada bu kelimeyi şöyle telafuz ediyor; sımırs... ) çizme giydiğimden farkedememişim. Pantalon direk kalorifer üstüne, gelsin eşofmanlar tabi. Kapıdan girer girmez benim gezginci kızım şu soruyu sordu; anne nereye gidiyoruz şimdiii.. e kızım bi dur, vallahi Türkçe çıktı ağzımdan.

Büyükbabayı beklerken ve aşure yerken - Evvveeet Zekiye anne döktürmüştü yine. Allah kabul etsin. - Ada ya sen sunu yap diyordum ( Evvelsi gün aldığım Sesame Street in yeni kasedi '' Imagine '' yeni kelimelerimiz bu konu ile ilgili birde boncuklar) ve cevap şöyle oldu. '' I am not yaaaaa...'' pek güldürdü bizi.

Yağmur yağınca trafik felaketti tabi. Eve dönüşümüz 19,00 buldu. Hemen köfte ve patates. Ada kız mımmm diye yedi. E tabi ketçap ve mayonezi eksik etmedik ama abartmadıkda.

Yuva da öğretmen kızma ''dilsiz '' demiş. Şimdi yuva ile tekrar konuşacağım sonuçta bu çocuk bu yuvaya devam edecek ve seneye belki iki gün olarak kayıt olacak. Benim adımda kıl anne olacak. Ama bunlar önemli konular değilmi. İşin peşini bırakmamalıyım. Ne demek ''dilsiz'' Kızımın eğitim hayatı yeni başlıyor ve çok önemli adımlar bunlar.

Gevezelik yeter, aslında yazacak çok şey var ama Ada sakinken kitapta okumak istiyorum. Ne mi okuyorum. Uğur Dündar, İşte Hayatım. Hararetle tavsiye ederim.

Sevgiler
Kıl anne Çiğdem

6 yorum:

mutfaktaki rüya - Arzu- dedi ki...

karlı ve soğuk bir günde böyle güzel bir manzarayla karşılaşmak iyi geldi bana.gökdeniz anasınıfına başladığında sessizliğini öğretmen büyük olay haline getirmişti.bu sorunu çözmemiz öğretmen ile tabi.yarım dönemi aldı.aklıma takılan tüm konuları bol,bol konuştum.ikinci dönem araları gayet iyiydi.benim oğlum sessiz,ortama alışıp kaynaşması zaman alıyor.alıştığında sorun kalmıyor.dilsiz ifadesini görünce yazıvereyim dedim.sevgiler.

Belgin dedi ki...

Ah bu kış; bizde kapandık kaldık eve :(
Yuvada, Ada'ya dilsiz demelerini anlamadım. Okadar konuşkan ve her eyleme katılan bir çocuğa (hoş katılmasa bile), söylenilmemesi gereken bir sözcük ama oluyor bu tür olaylar. Bir arkadaşımın çocuğu ilk gün yuvada yemeğini yemediği için, öğretmeni yemeği alıp çöpe dökmüş. Çocukta bunu oyun zannedip evdede aynı şeyi yapmak istiyor.
Yuva,Anaokulu, kimbilir sonraları neler bekliyor onları ve bizleri.
Sevgiler.

Oglak Kizlari dedi ki...

Arzu, teşekkür ederim. Benim kız da Belgin in dediği gibi pek sessiz değildir ama bazen konuşmadığı oluyor. Olgun bir kız benimki. Öyle pek çocukluk etmez, onunda yapısı boyle. Ben memnunum kızımdan amma ''dilsiz'' ne biliim. Konuşacağım bende öğretmenle. Sagol.

Endişeli anne Çiğdem

Oglak Kizlari dedi ki...

Belgin im,

Iyiki varsın.
Bizi neler bekliyor. Ne zor şu hayat. Tam rahatladık derken tekrar insan ilişkileri ve okul başladı. Ne zor kimseyi kırmadan hayatı idame ettirebilmek.

Hah.. ha... çok güldüm, bu yemek atma işine, hayret ettim sinirli yuva ögretmenine.

Öperim.
Kafası karışık, kızı yuva ve öğretmenler hakkında huzursuz anne Çiğdem

Mutfaktan mis kokular dedi ki...

Blogunuz ne kadar içten ve samimi geldi bana. Cok cici. Basarilarin devamini dilerken, sizleride beklerim. Sevgiyle kalin..

Oglak Kizlari dedi ki...

Ayla cım, Hoşgeldin, sefalar getirdin. Ne mutlu ettin beni. Çok hamaratsın, katmer gibi böreğe bayıldım. Bundan sonra ziyaretçinim.

Takipçi anne Çiğdem